<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konular Sınavlar Yazılı Soruları ve Cevapları &#187; Ses Bilgisi</title>
	<atom:link href="http://www.okuldersi.com/yazili-sorusu/ses-bilgisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuldersi.com</link>
	<description>Edebiyat Matematik İngilizce Fizik Kimya Biyoloji</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 02:55:28 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ses Bilgisi</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-5/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-5/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 15:32:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Ses Bilgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-5/</guid>
		<description><![CDATA[Ses Bilgisi
Büyük Ünlü Uyumu:
Sözcüğün ünlüleri arasındaki kalınlık incelik uyumudur. İlk hecedeki ünlü kalınsa diğer ünlüler de kalın,inceyse diğerleri de ince olur.

Ör: Çocuklar, beklemişler�Karışık gelmişse BÜU�ya uymaz.Ör:İnsan, kalem,kitap&#8230;
→Aslen Türkçe oldukları halde sonradan uğradıkları ses değişikliği nedeniyle BÜU�ya uymayan kelimeler de vardır.Ör:Kardeş (kardaş), elma (alma), anne (ana)�
→Türkçede bazı ekler BÜU�yu bozar:
☻-ken : bakarken
☻-ki : akşamki
☻-leyin : sabahleyin
☻-gil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.okuldersi.com/yazili-sorusu/ses-bilgisi">Ses Bilgisi</a><br />
Büyük Ünlü Uyumu:</p>
<p>Sözcüğün ünlüleri arasındaki kalınlık incelik uyumudur. İlk hecedeki ünlü kalınsa diğer ünlüler de kalın,inceyse diğerleri de ince olur.</p>
<p><span id="more-3319"></span></p>
<p>Ör: Çocuklar, beklemişler�Karışık gelmişse BÜU�ya uymaz.Ör:İnsan, kalem,kitap&#8230;</p>
<p>→Aslen Türkçe oldukları halde sonradan uğradıkları ses değişikliği nedeniyle BÜU�ya uymayan kelimeler de vardır.Ör:Kardeş (kardaş), elma (alma), anne (ana)�</p>
<p>→Türkçede bazı ekler BÜU�yu bozar:</p>
<p>☻-ken : bakarken</p>
<p>☻-ki : akşamki</p>
<p>☻-leyin : sabahleyin</p>
<p>☻-gil : dayımgil</p>
<p>☻-imtırak :sarımtırak</p>
<p>☻-daş :meslektaş</p>
<p>☻-yor :bekliyor</p>
<p>→Türkçede ilk heceden sonra o, ö ünlüleri bulunmaz.-yor eki hariç.</p>
<p>→Yabancı sözcüklerde, birleşik kelimelerde ve tek hecelilerde BÜU aranmaz: ilkbahar, petrol, tek�</p>
<p>→ BÜU�ya uymayan kelimelere gelen ekler kelimenin son hecesindeki sese uyar:insanın�</p>
<p>Küçük Ünlü Uyumu:</p>
<p>Kelimenin ünlüleri arasındaki düzlük-yuvarlaklık uyumudur. Buna göre:</p>
<p>→İlk ünlü düzse (A,E,I,İ ) diğerleri de düz,</p>
<p>→İlk ünlü yuvarlaksa (O,Ö,U,Ü) sonraki </p>
<p>→ ya düz geniş (A,E)</p>
<p>→ya da dar yuvarlak (U,Ü) olarak gelir. Başka bir ifadeyle:</p>
<p>�Balıkesir� → �Balıkesir�</p>
<p>�Koyun ölür� → �Tavuk güler��</p>
<p>ÖR: bekledim, kömürlük, gövdesi, umursamaz, tarafsızlık, yorgunluktan</p>
<p>→KÜU kelimenin tamamında değil, komşu iki hece arasında aranır: yumurtacı, yuvarlaklık, görebilmişti�</p>
<p>→ Yabancı sözcüklerde, birleşik kelimelerde ve tek hecelilerde KÜU aranmaz.</p>
<p>→-yor eki KÜU�yu devamlı bozar:olmuyor.</p>
<p>­</p>
<p>→Aslen Türkçe olduğu halde KÜU�ya uymayan kelimeler de vardır:Tavuk, kabuk, kavun, yamuk, çamur�Bunlarda �b,m,v� dudak ünsüzlerinin yuvarlaklaştırıcı etkisi vardır.</p>
<p>→BÜU�ya uymayan kelimeler KÜU�ya uysa bile uymaz sayılır:Kalem,insanlık,</p>
<p>ÜNSÜZLER:</p>
<p>SERT</p>
<p>YUMUŞAK</p>
<p>SÜREKLİ</p>
<p>F, H, S, Ş</p>
<p>Ğ,J,L,M,N,R,V,Y,Z</p>
<p>sssSÜREKSİZ</p>
<p>P, Ç, T, K</p>
<p>B, C, D, G</p>
<p>SES OLAYLARI:</p>
<p>A.Ünsüz değişimi / Yumuşaması: Sonunda �p,ç,t,k� sert ünsüzleri bulunan kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldığı zaman sonlarındaki sert ünsüzler yumuşayarak �b,c,d,g/ğ� olur.</p>
<p>Ör:Ağaç-ı→ağacı </p>
<p>Kitap-ı→kitabı </p>
<p>Git-en→giden </p>
<p>Renk-i →rengi </p>
<p>Yürek-i→yüreği</p>
<p>→Bazı birleşik kelimelerde de yumuşama görülebilir:Kayıp-et→kaybet-</p>
<p>Kayıt-ol→kaydol-,Kayıp-ol→kaybol</p>
<p>!!! Kasıt-et-→kastet- !!!</p>
<p>→Tek heceli kelimelerin bir kısmı bu kurala uymaz:</p>
<p>Tek-il→tekil İç-i→içi </p>
<p>İlk-in→ilkin Maç-a→maça</p>
<p>Saç-a→saça Seç-enek→seçenek</p>
<p>Sat-ıl-→satıl- Yat-ır-→yatır-</p>
<p>Ek-in→ekin Bak-ıcı→bakıcı</p>
<p>İç-ecek→içecek ot,et,süt,tek�</p>
<p>→Bazılarıysa uyar:Taç,dip,uç,kap,renk, çok�..</p>
<p>→Yabancı asıllı kelimeler genellikle bu kurala uymaz: Devlet-in→devletin, millet-e→millete, hukuk-un→hukukun.</p>
<p>!! layık-ı→layığı;layık-ıyla→layıkıyla!!</p>
<p>→Özel isimlerdeyse söyleyişte olsa bile yazıda gösterilmez:Mahmut-u, Ahmet-i</p>
<p>Sinop-a�.</p>
<p>Ünsüz Benzeşmesi / Sertleşmesi:</p>
<p>Sonunda f,s,t,k,ç,ş,h,p ünsüzleri bulunan buluna kelimeler �c,d,g� yle başlayan bir ek aldığı zaman ekin başındaki yumuşak ünsüzler sertleşerek �ç,t,k� olur.</p>
<p>Koltuk-dan→koltuktan,millet-ce→milletçe</p>
<p>Sınıf-da→sınıfta, git-di→gitti,aş-cı→aşçı</p>
<p>Kes-gin→ keskin, bas-gı → baskı, Türk- ce → Türkçe,1905-de→1905�te,</p>
<p>→Bazı ( birleşik ) kelimelerde sertleşme olmaz:!!! Üç-gen, dört-gen, beş-gen</p>
<p>Ünsüz Türemesi:</p>
<p>Yabancı dillerden geçen bazı kelimeler ünlüyle başlayan bir ek veya kelime aldıkları zaman asıllarındaki çift ünsüz ortaya çıkar: His-et→hisset, af-et→ affet, hak-ı→hakkı,red-et→reddet, sır-ı→ sırrı, hat-ı→hattı�</p>
<p>→Yan yana gelen her ses ünsüz türemesi değildir! Hissiz, cadde, madde, ciddi�.</p>
<p>Ünsüz Düşmesi:</p>
<p>→Sonunda �k bulunan bazı kelimeler �cık / -cek eki aldığı zaman sonlarındaki �k�ler düşer: küçük-cük →küçücük, minik-cik → minicik,ufak-cık→ufacık, büyük-cek→ büyücek, çabuk-cak→çabucak,</p>
<p>→Sonunda �k� bulunan bazı kelimeler �l, -al/-el eki aldığı zaman sonlarındaki k�ler düşer:seyrek-l→seyrel-, alçak-l→alçal-, yüksek-l→yüksel-, ufak-la→ufala-�.</p>
<p>!!Ast- teğmen → asteğmen, üst � teğmen → üsteğmen, öpüş-cük→öpücük, gülüş-cük → gülücük�.</p>
<p>Ünlü Düşmesi:</p>
<p>→İkinci hecesinde dar ünlü ( ı,i,u,ü ) buluna kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldıkları zaman ( vurgusu düşen orta hece ) ünlüsü düşer:</p>
<p>Alın-ı→alnı, karın-ı→karnı, oğul-u →oğlu, boyun-u→boynu, akıl-ı→aklı, fikir-i→cisim-i→ cismi, gönül-ü→ gönlü, zülüf-ün→ zülfün ; ayır-ıl→ ayrıl-, çevir-e→ çevre, devir-il-→ devril-, sıyır-ıl-→sıyrıl-, kıvır-ım→ kıvrım, ayır- ıntı→ayrıntı, devir-e→ devre, yalın-ız→yalnız, yanıl-ış→ yanlış�</p>
<p>→Et-,ol- yardımcı fiilleriyle birleşen birleşik kelimelerde de ünlü düşmesi olabilir:</p>
<p>Sabır-et→sabret, şükür-et→şükret, kayıp-ol→kaybol, emir-et→emret, kahır-ol→kahrol-, hapis-et→hapset-..</p>
<p>→ -la / le ,-ar /-er�gibi bazı ekleri alan kimi kelimelerde de ünlü düşmesi olabilir:</p>
<p>Yumurta-la→yumurtla-, sızı-la→sızla-, ileri-le→ilerle-, sızı-la→sızla-, koku-la →kokla-, uyku-la→uyukla-; oyun-a→ oyna; uyu-ku→uyku; sarı-ar-→sarar-�</p>
<p>→Bazı birleşik kelimelerde yan yana gelen iki ünlüden biri düşer:</p>
<p>Cuma-ertesi→cumartesi, Pazar-ertesi → pazartesi, sütlü-aş→sütlaç, güllü-aş → güllaç, kahve-altı→kahvaltı, ne-için → niçin, ne-asıl→nasıl, kayın-ana → kaynana�</p>
<p>→Kimi şiirlerdeyse ölçüye uydurmak için bazı sesler düşürülür ve yerine � işareti konur: Karac�oğlan, n�eylersin�</p>
<p>→Bazı durumlardaysa iki ünlü yan yana gelmediği halde ünlünün düştüğü görülür.Buna �ünlü aşınması� denir:</p>
<p>Nere-de→nerde, ora-dan→ ordan, bura-da→burda, içeri-de→içerde�</p>
<p>Ek Fiil Düşmesi ve İle�nin Ekleşmesi</p>
<p>İsimlere gelerek onların yüklem olmasını sağlayan, basit zamanlı fiilleri ise birleşik zamanlı yapan i- fiili genellikle düşer:</p>
<p>Gelmiş &#8211; i &#8211; di → gelmişti, sevimli � idi → sevimliydi(i/y)</p>
<p>→Bağlaç olan ile ise ünsüzle biten kelimelere başındaki i�yi düşürerek; ünlüyle bitenlereyse i�sini y�ye dönüştürerek birleşir ve ek haline gelir. (ÖSS sorusu!)</p>
<p>Ünlü Türemesi:</p>
<p>→-cık / -cik eki alan bazı bazı kelimelerde araya bir ünlünün girdiği görülür:</p>
<p>Bir-cik→biricik, az-cık→azıcık, genç-cik → gencecik, dar-cık→daracık�</p>
<p>→pekiştirilmiş bazı kelimelerde de ünlü türemesi olabilir:</p>
<p>Yalnız → yapayalnız, çevre → çepeçevre, gündüz → güpegündüz, düz → düpedüz, !!sıklam → sırılsıklam, çıplak →çırılçıplak!!</p>
<p>Ünlü Daralması:</p>
<p>Sonunda düz-geniş ünlü ( A-E ) bulunan kelimelere �yor eki gelince bu ünlüler darlaşarak �ı,i,u,ü� olur:</p>
<p>Bekle-yor→bekliyor, tara-yor→ tarıyor, olma-yor→olmuyor, görme-yor→ görmüyor</p>
<p>→De- , ye- kelimeleri de �y�yle başlayan bir ek aldığı zaman keklerindeki ünlü daralır:</p>
<p>De-y-en→diyen, ye-y-ecek→ yiyecek,</p>
<p>!! deyince!!</p>
<p>!ne-ye→niye</p>
<p>→Bu iki yerin dışında ünlü daralması olmaz,Olmadığı halde olmuş gibi ünlü daraltmak imla hatası olur:</p>
<p>Bekliyen, anlıyacak, demiyen,ağlıyan�</p>
<p>N / M Çatışması (Gerileyici Ünsüz Benzeşmesi ):</p>
<p>Türkçede �b� den önce gelen �n� ler �m� olur:</p>
<p>Penbe→pembe, canbaz→cambaz, saklanbaç →saklambaç, anbar→ambar, tenbel→ tembel, çarşanba→Çarşamba,</p>
<p>→Özel isimlerde ve birleşik kelimelerde olmaz:İstanbul, Safranbolu, binbaşı,onbaşı&#8230;</p>
<p>E/A(KÖK)Değişimi(Ünlü Kalınlaşması):</p>
<p>�Ben� ve �sen� zamirleri yönelme hali eki �e aldığı zaman köklerindeki ince e ünlüleri kalınlaşarak a olur:</p>
<p>Ben-e→bana, sen-e→sana�</p>
<p>Kaynaştırma:</p>
<p>Ünlüyle biten kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldığı zaman araya y,ş,s,n ünsüzlerinden biri girer.</p>
<p>Araba-ı→arabayı, Amasya-a→ Amasya�ya, kapıcı-ın→ kapıcının, araba-ı→arabası�</p>
<p>→Bazı durumlarda ise iki ünlü yan yana gelmediği halde araya n ünsüzü girebilir.Buna �koruyucu ünsüz� denir: o- da → onda, bu- dan → bundan, şu-u→şunu�</p>
<p>→İsim tamlamasında kaynaştırma harfi n ve s dir.Ancak su ve ne kelimeleri hariç.Bunlarda kaynaştırma harfi y dir: Suyun suyu, neyin nesi�(ÖSS sorusu)</p>
<p>Ulama:Sessizle biten kelimelerden sonra sesliyle başlayan bir kelime gelince ilk kelimenin sonundaki sessiz sonraki kelimenin başına eklenerek okunur:</p>
<p>Dün akşam, �yüzen al sancak�</p>
<p>→Ancak arada herhangi bir noktalama işareti olmamalı! </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-5/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ses bilgisi</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-4/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-4/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 04:57:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Ses Bilgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-4/</guid>
		<description><![CDATA[Ses bilgisi
Ses bilgisi: Ses bir mekanik dalgadır. Ses verebilen herhangi bir sisteme ses kaynağı, ses kaynaklarının ses vermekteyken yaptıkları hareketlere ses titreşimleri, bu hareketlerde bir tam titreşim süresine ses titreşimin periyodu ve saniyedeki devir sayısına sesin frekansı (sıklığı) denir.
Ses bir titreşim hareketinden meydana gelir. Bunun tersi ise her zaman doğru değildir. Yani her titreşim hareketi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ses bilgisi<br />
Ses bilgisi: Ses bir mekanik dalgadır. Ses verebilen herhangi bir sisteme ses kaynağı, ses kaynaklarının ses vermekteyken yaptıkları hareketlere ses titreşimleri, bu hareketlerde bir tam titreşim süresine ses titreşimin periyodu ve saniyedeki devir sayısına sesin frekansı (sıklığı) denir.<br />
Ses bir titreşim hareketinden meydana gelir. Bunun tersi ise her zaman doğru değildir. Yani her titreşim hareketi muhakkak bir ses meydana getirmez.<br />
Ses dört kategoride sınıflandırılabilir:<br />
—İnfrases (infrasound): Frekansı 0 ile 20Hz arasındadır.<br />
—Duyulabilir ses (Audible sound): Frekansı 20Hz ile 20000Hz (20kHz) arasındadır.<br />
—Ultrases (Ultrasound): Frekansı 20000Hz ile 1GHz (10^9Hz) arasındadır.<br />
—Hiperses: 10^9Hz’den yukarı olan sestir.<br />
Ses dalgalarının hızı ortamın sıkışabilirliği ve yoğunluğuna bağlıdır. Az sıkışabilir madde sesi daha hızlı iletir. Buna göre ses en hızlı katılarda en yavaş gazlar içerisinde iletilir. Havadaki ses hızı ortalama olarak 331m/s’ dir. </p>
<p><span id="more-1737"></span></p>
<p>Ultrasesin Üretilmesi</p>
<p>Ultrases üretiminde bir teli, bir zarı titreştirmek gibi işitilebilir ses üretim yöntemlerine benzer birçok mekanik yöntem olmasına rağmen ultrases üretiminde piezoelektrik olaylardan yararlanılır. Piezoelektrik olay basitçe, üzerine mekanik bir basınç uygulanan bazı kristal ve seramik malzemelerde bir elektriksel gerilimin oluşması anlamına gelir. Malzeme genişleyip daralarak titreşir ve ses oluşturur. Piezoelektrik olay çift yönlüdür; Ters piezoelektrik olayla ultrases elde edilir, sistem verici olarak kullanılır. Normal piezoelektrik olayla ultrases algılanır, sistem alıcı olarak kullanılır. Elektrik enerjisini mekanik enerjiye, mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çeviren aletlere Transduser denir. </p>
<p>Ultrasonik Muayene Yöntemleri</p>
<p>Farklı akustik dirence sahip iki ortamın oluşturduğu arakesite varan bir ultrasonik dalga kısmen ikinci ortama geçer. Ultrasonik muayene ile malzeme içinde farklı akustik dirençli bir hatanın saptanmasında, ses dalgasının yansıyan veya geçen kısmının ölçülmesi esasına dayanan iki farklı test yöntemi kullanılır.<br />
1) Puls-Eko (yankı) yöntemi: Bu yöntemde hatanın belirlenmesi, ultrasonik dalganın yansıyan kısmının kullanılmasıyla gerçekleştirilir. Burada bir Transduser hem alıcı hem de verici olarak görev yapar. Çok kısa elektrik pulslarının transdusere uygulanmasıyla üretilen ultrasonik dalga malzeme içine gönderilir. Dalga malzeme içinde ilerlerken aynı transduser alıcı olarak çalışmaya başlar. Arka cidardan yansıyan ultrasonik dalga transdusere ulaştığında mekanik titreşimler elektrik pulslarına dönüştürülür. Bu şekilde ultrasonik dalgaların azalan genlikte malzeme içinde yansımalarıyla Ekranda bir dizi ardışık arka cidar yankıları elde edilir. Yankılar arasındaki geçen zaman aralığı Katot ışınları tüpü ekranında ölçülebildiğinden, yatay skaladan hatanın yeri, düşey skaladan da hata büyüklüğü ve derinliği hakkında bilgi elde edinilebilir. </p>
<p>Puls-eko yönteminde hata saptanması<br />
2) Doğrudan iletim yöntemi: Bu yöntemde ise test parçasının bir yüzüne verici transduser, diğer yüzüne ise alıcı transduser yerleştirilerek ultrasonik dalgalar malzeme içine gönderilir. Nüfuz ederek malzemeyi geçen dalga huzmesinin genliği ölçülür. Böylece malzemenin içyapısı hakkında bilgi edinilir. Bu yöntemle hatanın yüzey derinliği tayin edilemez. </p>
<p>ULTRASESİN ETKİLERİ </p>
<p>Fiziksel etkileri:<br />
a)Kabarcık oluşumu: Yeterince büyük şiddetli ultrases dalgaları sıvılarda kabarcıklanma yaratır. Bu yol ile sıvı içinde bulunan katı cisimciklerin ve bakterilerin parçalanması sağlanır.<br />
b)Isı etkisi: Farklı ortamlarda ve farklı ultrases dalgaları ile yapılan deneyler, ses titreşim enerjisinin ısı enerjisine dönüştüğünü ve ortamın ısındığını göstermiştir.<br />
c)Sis oluşumu: Bir sıvı içinde ilerleyen şiddetli bir ultrases dalgası hava-sıvı sınırında yansıdığı zaman sıvı molekülleri püskürür ve sıvı yüzeyinde bir sis tabakası gözlenir.<br />
d)Gazdan arıtma: Bazı durumlardakatı ve sıvı içinde çözünmüş bulunan gazların arıtılması gerekebilir. Bu amaçla gazdan arıtılmak istenen madde ultrasese tabi tutulur.</p>
<p>Kimyasal etkileri:<br />
Reaksiyon hızlanması, oksitlenme, bileşim bozulması, kristallenme, kaynama sıcaklığı değişmesi, molekül zincirlerinin parçalanması…</p>
<p>Biyolojik etkileri:<br />
a)Isı etkisi: Ultrasese maruz kalmış bir organın sıcaklığının arttığı gözlemlenir.<br />
b)Mikro masaj etkisi: Ultrases bir organda yayılırken hücre grupları periyodik basınç değişimine maruz kalır. Bu olaya sesin mikro masaj etkisi denir.<br />
c)Elektriksel etkisi: Bazı protein veya selüloz molekülleri gibi iri biyolojik moleküller piezoelektrik olayı gösterirler. Ultrasesin oluşturduğu basınç değişimi iri biyolojik parçacıkların elektriksel kutuplanmasına yol açar.<br />
d)İvme etkisi: Ultrases titreşimini alan bir ortam parçacığı oldukça büyük mekanik ivme ile titreşir. </p>
<p>Ultrasesin Kullanım Alanları</p>
<p>Sanayide Kullanımı:<br />
—aaaalleri ince toz haline getirmek.<br />
—Çok ince tanecikli fotoğraf emülsiyonları hazırlamak.<br />
—Cıva, altın.. vs‘i gaz ve sıvılarda süspansiyon haline getirmek.<br />
—Özel aaaal alaşımları yapmak.<br />
—Gaz karışımlarından gazları ayırmak.<br />
—Fabrikaların kirli gaz ve suları içinde süspansiyon halinde bulunan maddeleri çökerterek kurtarmak.<br />
—Fabrika bacalarından çıkan gazları temizleyerek çevre havasının kirlenmesini önlemek.<br />
—Tekstil, aaaal kaplama, saatçilik gibi aşırı temizlik isteyen sanayi kollarında temizleme işlemini yapmak.<br />
—Meşrubat sanayinde şarabı eskitmek, birayı yabancı mayalardan arıtmak, şuruplarda enzimleri glikoz gibi diğer ürünlere dönüştürmek, sütü sterilize etmek.<br />
—Sert maddeleri delmek ve işlemek üzere ultrasesli matkaplar yapmak.<br />
—Elektrik ve elektrik sanayisinde ultrasesli kaynak makineleri, elektronik geciktirme kanalları yapmak.<br />
—Dökümcülükte erimiş aaaalleri gazdan arıtmak, kristal büyümesini kontrol etmek.<br />
—Ultrasesli hızölçerleri yapmak.<br />
—Ultrasonik çamaşır ve bulaşık makineleri.<br />
—Deniz dibi haritalarını çıkarmakta kullanılan Sonar Cihazları ve Denizaltı gemilerin çevrelerini kontrol etmek için kullandıkları aletler ultrasonik dalgalarla çalışan bir cins radardır.<br />
—Deniz yolu ile ihracat esnasında uzun süreli depolamalarda meyve ve sebzelerin olgunluğu, tahribatsız olarak, ultrases ile yapılır. </p>
<p>Tıpta Kullanımı:<br />
Ultrases (ultrason) cihazları tıpta yaygın olarak kullanılan ve doktorların ilk başvurduğu teşhis etme cihazıdır. Genelde tıpta kullanılan ultrases cihazı puls-eko ve Doppler kayması yöntemine dayanır. Ultrases cihazlarının kullanıldığı yönteme “ultrasonografi” denir. Ultrasonografi, yumuşak dokuları inceleyen bir metoddur. Morfolojik bilgiler verir. Sıvı-katı ayrımını çok iyi yapar. Sesin frekansı, dokunun absorbsiyon katsayısı ve dokunun kalınlığı ile doğru orantılıdır. Suyun absorbsiyon katsayısı çok düşük, kemiğin ise çok yüksektir. Bu nedenle ses sıvılardan zayıflamadan geçer.</p>
<p>ALINTIDIR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ses Bilgisi</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-3/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-3/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 18:55:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Ses Bilgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-3/</guid>
		<description><![CDATA[Ses Bilgisi
Ünlüler (sesliler) : Ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir.

Büyük Ünlü Uyumu : Ünlü harflerin, kalınlık-incelik yönünden uyumudur.
Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :
- Büyük ünlü uyumuna uymayan çok az Türkçe sözcük vardır.
Örnek : ana (anne), alma (elma), kangı (hangi), karındaş (kardeş)
- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.okuldersi.com/yazili-sorusu/ses-bilgisi">Ses Bilgisi</a></p>
<p>Ünlüler (sesliler) : Ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir.</p>
<p><span id="more-680"></span></p>
<p>Büyük Ünlü Uyumu : Ünlü harflerin, kalınlık-incelik yönünden uyumudur.</p>
<p>Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :</p>
<p>- Büyük ünlü uyumuna uymayan çok az Türkçe sözcük vardır.</p>
<p>Örnek : ana (anne), alma (elma), kangı (hangi), karındaş (kardeş)</p>
<p>- Büyük ünlü uyumuna aykırı sözcükler genellikle yabancı kökenlidir.</p>
<p>Örnek : Silah, gazete, mevcut, insan</p>
<p>- Sözcüklere eklenen ekler de genellikle bu kurala uyar Ancak Türkçe’deki altı ek büyük ünlü uyumuna uymaz.</p>
<p>Örnek : akıl-lı, çimen-ler, çocuk-da, eviniz-de, yürü-yor, bakar-ken, akşam-ki, sabah-leyin, yeşil-imtrak, turunç-gil</p>
<p>- Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz. Örnek : Atakule, Kadıköy</p>
<p>Küçük Ünlü Uyumu : Bir sözcükteki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık yönünden uyumudur. Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a,e,ı,i) biri bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlülerde düz olur.</p>
<p>Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde yuvarlak ünlülerden (o,ö,u,ü) biri bulunursa ikinci ve diğer hecelerde ya düz-geniş (a,e) ya da dar-yuvarlak (u,ü) ünlüler yer alır.</p>
<p>Küçük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :</p>
<p>- Dilimizde “o,ö” yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede kullanılabilir.</p>
<p>Örnek : Uymayanlar : doktor, motor, otobüs</p>
<p>Uyanlar : üzüm, kömür, soba</p>
<p>- Yuvarlak ünlülerden biriyle başlayarak bir hecede “a,e” düz ünlülerine geçen bir sözcük, düz ünlüden sonra düz ünlü gelir kuralına göre “ı,i” düz ünlülerine de geçebilir.</p>
<p>Örnek : böy-le-si-ni, oy-ma-cı-lık</p>
<p>- Türkçe sözcüklerin öncelikle büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Büyük ünlü uyumuna uymadığı halde küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler Türkçe sözcük olmaz.</p>
<p>Örnek : misafir, tasvir, kalem</p>
<p>- Büyük ünlü uyumuna uymayan “-ki” eki, yuvarlaşarak küçük ünlü uyumuna uyar.</p>
<p>Örnek : dünkü, bugünkü</p>
<p>UYARI : İki heceli olup orta hecelerinde “b,m,v” ünsüzleri bulunan kimi Türkçe sözcükler, bu ünsüzlerin yuvarlaklaştırıcı etkisiyle küçük ünlü uyumuna aykırı düşer. Örnek: Yağmur, çamur, kabuk, tavuk, kavun</p>
<p>Ünsüzler (Sessizler) : Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslere ünsüz denir. Türkçe’de 21 ünsüz vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ses Bilgisi</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 15:06:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ses Bilgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi/</guid>
		<description><![CDATA[ÜNLÜ DARALMASI
Sözcüklerin sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) özellikle “-yor” ekinin darlaştırıcı özelliğinden dolayı daralarak, ı, i, u, ü dar ünlülerine dönüşür. Buna ünlü daralması denir.

bekl-e-yor > bekl-i-yor
kalm-a-yor > kalm-ı-yor
özl-e-yor > özl-ü-yor
soll-a-yor > soll-u-yor
örneklerinde bu daralma görülmektedir. “-yor” ekin den başka bir ekin ya da sesin darlaştırma özelliği yoktur. Ancak tek heceli olan “de- , [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÜNLÜ DARALMASI</p>
<p>Sözcüklerin sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) özellikle “-yor” ekinin darlaştırıcı özelliğinden dolayı daralarak, ı, i, u, ü dar ünlülerine dönüşür. Buna ünlü daralması denir.</p>
<p><span id="more-84"></span></p>
<p>bekl-e-yor > bekl-i-yor<br />
kalm-a-yor > kalm-ı-yor<br />
özl-e-yor > özl-ü-yor<br />
soll-a-yor > soll-u-yor</p>
<p>örneklerinde bu daralma görülmektedir. “-yor” ekin den başka bir ekin ya da sesin darlaştırma özelliği yoktur. Ancak tek heceli olan “de- , ye-” fiilleri, kendinden sonra gelen “y” sesinden dolayı darlaşabilir.</p>
<p>de &#8211; yor > di &#8211; yor<br />
de &#8211; yerek > di &#8211; yerek<br />
de &#8211; yen > di &#8211; yen</p>
<p>Ancak bazen darlaşma olmayabilir.</p>
<p>de &#8211; y &#8211; ince > de &#8211; y &#8211; ince</p>
<p>KAYNAŞTIRMA HARFLERİ (KORUYUCU ÜNSÜZLER)</p>
<p>Türkçe kurallara göre bir sözcükte iki ünlü yan yana gelmez. Araya kaynaştırma harfi girer. Türkçe’de dört tane kaynaştırma harfi vardır: ş, s, n, y. Bunların her birinin özel kullanım yerleri vardır.</p>
<p>ş kaynaştırma harfi:</p>
<p>* Üleştirme sayı sıfatlarında kullanılır.<br />
Örnek: İki-ş-er, altı-ş-ar, yedi-ş-er</p>
<p>s kaynaştırma harfi:</p>
<p>* Üçüncü tekil şahıs iyelik ekinden önce kullanılır. Daha çok isim tamlamalarında tamlanan görevindeki sözcükte görülür.<br />
Örnek: Çocuğun oda-s-ı, Balığın koku-s-u</p>
<p>Not: Ancak “su” ve “ne” kelimeleri bu kurala uymaz.<br />
Örnek: Yemeğin su-y-u yok. , Çocuğun ne-y-i kaybolmuş. örneklerinde olduğu gibi…</p>
<p>n kaynaştırma harfi:</p>
<p>* Zamirlerden sonra ek geldiğinde kullanılır.<br />
Örnek: O-n-a haber verin. , Bu-n-u biliyoruz.</p>
<p>* İyelik eklerinden sonra hal eki gelirse kullanılır.<br />
Örnek: Çocuğun kitabı-n-ı almışlar. , Fakirin evi-n-i yıkmışlar.</p>
<p>* İlgi eklerinden önce kullanılır.<br />
Örnek: Soba-n-ın kapağı düşmüş. , Sene-n-in sonu geldi. , Kasaba-n-ın sıcağı çok bunaltıcı.</p>
<p>y kaynaştırma harfi: Yukarıdaki kuralların dışında olan her yerde “y” kaynaştırma harfi kullanılır.<br />
Örnek: Oda-y-a girdim. , Üşü-y-erek uyandım. , Ağla-y-anı tanıyorum.</p>
<p>Not: Kaynaştırma harfleri aslında iki ünlü arasında kullanılır. Ancak bazen iki ünlü arasına gelmediği halde de kullanıldığı olur. Özellikle “ile, idi, imiş, ise” gibi sözcükler ünlüyle biten bir sözcüğe eklendiğinde baştaki “i” ünlüsü düşer ve yerine “y” kaynaştırma harfi gelir.<br />
Örnek: silgi > silgiyle, soba > sobayla, hasta > hastaydı, kısa > kısaymış, bitti > bittiyse</p>
<p>Örneklerinde görüldüğü gibi “y” kaynaştırma harfi iki ünlü arasında değildir. Bu durum “n” kaynaştırma harfinde de görülebilir. Zamirlerden sonra hal eki geldiğinde gerekmese de bu harf bulunur.</p>
<p>Örneğin; “Ondan bunu hiç beklemezdim.” cümlesinde altı çizili sözcükte “n” kaynaştırma harfi iki ünlü arasında değildir. </p>
<p>ULAMA</p>
<p>Sessizle biten sözcükten sonra sesliyle başlayan bir sözcük gelirse, iki sözcük birbirine bağlanarak okunur. Buna ulama denir.<br />
Örnek: Bakkaldan ekmek aldım. cümlesinde iki yerde ulama yapılmıştır. Sözcükler arasında herhangi bir noktalama işareti varsa ulama yapılmaz.</p>
<p>SES DÜŞMESİ</p>
<p>Sözcüğün aslında bulunduğu halde, ek geldiğinde bazı sesler düşebilir. Bu düşme hem ünlülerde hem ünsüzlerde görülür.</p>
<p>Ünlü Düşmesi</p>
<p>Sözcüğün aslında bulunan bir ünlünün düşmesidir.<br />
Örnek: “Yapraklar daha şimdiden sarardı.” cümlesinde sözcüğün aslı “sarı”dır; “-ar-” eki geldiğinde sözcüğün sonundaki “ı” düşmüştür.</p>
<p>Ünlü düşmesinin en yaygın kullanımı ise “Hece düşmesi” adıyla anılan kuraldır. Buna göre, sözcüğün son hecesinde bulunan dar ünlüler, ünlüyle başlayan bir ek sözcüğe eklendiğinde düşer. Bu özellik bazı organ isimlerinde, Arapçadan dilimize geçen bazı sözcüklerde, bazı Türkçe fiillerde görülür. </p>
<p>sabır &#8211; ı > sabrı<br />
akıl &#8211; ı > aklı<br />
burun &#8211; u > burnu<br />
gönül &#8211; üm > gönlüm</p>
<p>Örneğin; “Kahvaltıya hazırlanın.” cümlesinde altı çizili söz “kahve altı” sözlerinin birleşmesinden oluşmuş, bu sırada “kahve” sözündeki “e” düşmüştür.</p>
<p>Ünsüz Düşmesi</p>
<p>Sözcüğün aslında bulunan ünsüzün, ek geldiğinde düşmesidir.</p>
<p>küçük &#8211; cük > küçücük<br />
büyük &#8211; cek > büyücek örneklerinde sözcüklerin sonlarında bulunan “k” ünsüzlerinin düştüğü görülüyor.</p>
<p>SES TÜREMESİ</p>
<p>Sözcüğün aslında olmadığı halde, ek geldiğinde ortaya çıkan seslerdir.</p>
<p>genç &#8211; cik > gencecik<br />
bir &#8211; cik > biricik<br />
az &#8211; cık > azıcık</p>
<p>örneklerinde ünlü türemesi görülmektedir. Buna benzer bazı sözcükler de vardır. Bunlar “öpücük, gülücük” gibi fiilden türeyen sözcüklerdir. Ancak “-cik”” eki isim soylu sözcüklerden yeni sözcükler türetebilir. Fiilden türeyen bu sözcüklerin “öpüşcük, gülüş &#8211; cük” gibi sözcüklerden “ş” sesinin düşmesiyle oluştuğunu söylemek daha mantıklı olacaktır. Dolayısıyla bir ünlü türemesinin olduğunu söylemek bu sözcükler için pek doğru olmaz.</p>
<p>Not: Bazen sözcüklerde ünsüz de türeyebilir. Arapçadan dilimize geçen his, af, zan gibi sözcükler ek ya da yardımcı fiil aldıklarında, sonlarındaki sessizler çiftleşir.</p>
<p>his &#8211; etmek > hissetmek<br />
af &#8211; etmek > affetmek<br />
zan &#8211; etmek > zannetmek </p>
<p>örneklerinde bu görülüyor. Burada aslında bir ses türemesinden çok sözcüğün Arapçadaki aslında bulunan şeklinin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Ancak sözcükler Türkçe kurallara göre incelendiğinden, bu, türeme olarak alınagelmiştir.</p>
<p>Büyük ve Küçük Ünlü Uyumları</p>
<p>Her dilde olduğu gibi, dilimizde de sesler ünlü ve ünsüz olmak üzere iki grupta incelenir. Bir sözcükte ünlüler arasında olduğu gibi ünsüzler arasında da bazı özellikler, hatta ünlülerle ünsüzler arasında bazı özellikler vardır. Bunları belli başlıklar altında inceleyelim.</p>
<p>BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU</p>
<p>Türkçe’de sekiz ünlü vardır. Bunlardan a, ı, o, u kalın, e, i, ö, ü incedir. Bir sözcükte kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden sonra ince ünlülerin gelmesi kuralına büyük ünlü uyumu denir. </p>
<p>Örneğin; “öğretmen” sözcüğü, bütün ünlüleri ince olduğu için kurala uyar, “asker” sözcüğü “a” kalın “e” ince ünlü olduğundan kurala uymaz. Üniversite sınavlarında bununla ilgili bir soru bugüne dek sorulmamıştır.</p>
<p>KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU</p>
<p>Bir sözcükte düz ünlüden sonra düz, yuvarlak ünlüden sonra düz &#8211; geniş veya dar &#8211; yuvarlak ünlülerin gelmesi kuralıdır. Özetle bu kurala göre; </p>
<p>a, ı, e, i ünlüleri birbirinden sonra gelebilir.</p>
<p>o, ö, u, ü ünlülerinden sonra ise u, ü, a, e gelebilir.</p>
<p>Bundan da soru çıkmadığından üzerinde fazla durmuyoruz.</p>
<p>ÜNSÜZ BENZEŞMESİ</p>
<p>Dilimizde ünsüzler sert ve yumuşak olmak üzere iki gruba ayrılır. Sert ünlüler “ç, f, t, h, s, k, p, ş” ünsüzleridir. Bunun dışında kalanlar ise yumuşak ünsüzlerdir.</p>
<p>Bir sözcük sert bir ünsüzle bitiyor ve o sözcüğe ünsüzle başlayan bir ek geliyorsa, ekin başındaki ünsüz sertleşir. Buna ünsüz benzeşmesi denir. Elbette bu benzeşme sert ve yumuşak şekli olan seslerde söz konusudur. Bu özelliği dört seste görüyoruz;</p>
<p>p &#8211; b, ç &#8211; c , t &#8211; d, ğ &#8211; g </p>
<p>Şimdi bu kuralı örneklendirelim:</p>
<p>“Kitap” sözcüğünün sonundaki “p” sesi serttir. Bu sözcüğe biz “-de” hal ekini getirirsek “kitapda” sözü oluşur. Bu durumda ekin başındaki “d” sesi yumuşak olduğundan sözcükte ünsüz benzeşmesine aykırı bir durum görülür. Kurala uyulması için, “d” sesi sertleşmelidir. Bunun serti ise, yukarıda göstermiştik, “t” dir. Dolayısıyla sözcük, “kitapta” olacaktır.</p>
<p>okul-dan > okuldan<br />
av-cı > avcı<br />
ağaç-dan > ağaçtan<br />
ocak-cı > ocakçı </p>
<p>Yukarıdaki sözcüklerde eklerin sözcüğe nasıl uyduğu görülüyor. Birinci gruptaki sözcüklerde ek, yumuşak ünsüzle biten sözcüklere geldiğinde değişmemiş, ancak ikinci gruptaki sert ünsüzlere geldiği zaman sertleşmiştir. Bu durum sadece çekim eklerinde değil yapım eklerinde de geçerlidir. Ekler sayılara geldiğinde de aynı durum geçerlidir. Sayının sesleri nasılsa ek de öyle olmalıdır.</p>
<p>Örnek: 11′de, 8′den, 5′te, 3′ten </p>
<p>Özel isimlerde de aynı kural geçerlidir.</p>
<p>Örnek: Samsun’dan, Emin’de, Sinop’tan, Yunus’ta</p>
<p>ÜNSÜZ YUMUŞAMASI</p>
<p>İki ünlü arasında kalan sert ünsüzler yumuşar. Buna “ünsüz değişimi” denir. Elbette bu özellik, ancak yukarıda da söylediğimiz sert ve yumuşak şekli bulunan seslerde geçerlidir. Bunlar p, ç, t, k sert sessizleridir. Örneğin; “ağaç” sözcüğüne -i hal ekini getirsek, sözcüğün sonundaki “ç” sert sessizi yumuşayarak “c” olur; yani “ağacı” şeklinde yazılır.</p>
<p>Örnek: dolap &#8211; a > dolaba, çekiç &#8211; e > çekice, kanat &#8211; ı > kanadı, yemek &#8211; e > yemeğe </p>
<p>Yukarıdaki örneklerde sert sessizlerin yumuşadığı görülüyor. Ancak bu kural her sözcükte geçerli değil. </p>
<p>Örneğin; “Davranışları, doğruluğunun kanıtıdır.” cümlesinde altı çizili sözdeki “t” sert ünsüzü iki ünlü arasında kaldığı halde yumuşamamıştır.</p>
<p>Hangi sözcükte bu yumuşamanın olacağı hangisinde olmayacağı, belli bir kurala bağlanamaz. Hatta tek heceli sözcüklerin çoğunda olmazken, bazılarında olabilir. Bunu sözcüğün günlük kullanımlarını dikkate alarak anlayabilirsiniz.</p>
<p>Örnek: tek &#8211; i > teki, çok &#8211; u > çoğu görüldüğü gibi birincide değişim olmadığı halde ikincide olmuştur.</p>
<p>Dilimize Arapçadan geçen ve son hecesindeki ünlünün uzun okunduğu kelimelerde ünsüz değişimi yapılmaz.<br />
Örnek: “Sınavda hukuku seçecekmiş.” cümlesindeki altı çizili söz buna örnektir.</p>
<p>Bazı sözcüklerde ise ses iki ünlü arasında kalmamasına rağmen yumuşar.<br />
Örnek: kalp &#8211; i > kalbi, art &#8211; ı > ardı, renk &#8211; i > rengi, harç &#8211; ı > harcı </p>
<p>Görüldüğü gibi iki ünlü arasında kalmadığı halde “p, ç, t, k” sert ünsüzleri yumuşamıştır. Bazı sözcüklerde ise bu seslerin yumuşamadığı görülür. </p>
<p>Örneğin; “Sonunda işler sarpa sardı.” cümlesinde altı çizili sözcükte yumuşama olmamıştır.</p>
<p>Örneğin; “Zonguldak’a yerleştiklerini duydum.” cümlesinde altı çizili sözdeki “k” sert sessizi yumuşamamış ancak biz onu okurken “Zonguldağa” diye okumalıyız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/ses-bilgisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
