<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konular Sınavlar Yazılı Soruları ve Cevapları</title>
	<atom:link href="http://www.okuldersi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuldersi.com</link>
	<description>Edebiyat Matematik İngilizce Fizik Kimya Biyoloji</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 15:24:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Türkiye&#8217;de İklim Elemanları Nelerdir?</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/turkiyede-iklim-elemanlari-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/turkiyede-iklim-elemanlari-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 15:24:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5096</guid>
		<description><![CDATA[1. SICAKLIK
a) Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı: Türkiye&#8217;de yıllık ortalama sıcaklıklarının dağılışı şöyledir:


Gerçek Sıcaklık Ortalamalarına Göre:



Kıyı bölgeler, iç bölgelere göre daha sıcaktır. Bu durum, yüksekliklerinin ve denizellik &#8211; karasallık özelliklerinin farklı olmasındandır.


En yüksek ortalamalar 20°, 21°C&#8217;lerle Güneydoğu Anadolu&#8217;dadır. Nedeni; enlemi, deniz etkilerine kapalı olması (karasallık) ve güneyden gelen sıcak hava kütlelerinin etkili olmasıdır.


Kıyılarda en yüksek ortalamalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. SICAKLIK</p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">a) Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı:</span></strong> Türkiye&#8217;de yıllık ortalama sıcaklıklarının dağılışı şöyledir:<br />
</span></span></p>
<p><span id="more-5096"></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #0000ff;">Gerçek Sıcaklık Ortalamalarına Göre:</span></strong><br />
</span></span></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Kıyı bölgeler, iç bölgelere göre daha sıcaktır. Bu durum, yüksekliklerinin ve denizellik &#8211; karasallık özelliklerinin farklı olmasındandır.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>En yüksek ortalamalar 20°, 21°C&#8217;lerle Güneydoğu Anadolu&#8217;dadır. Nedeni; enlemi, deniz etkilerine kapalı olması (karasallık) ve güneyden gelen sıcak hava kütlelerinin etkili olmasıdır.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Kıyılarda en yüksek ortalamalar Akdeniz kıyılarında görülür. Kıyılarda sıcaklık kuzeye gidildikçe enlem etkisiyle azalır.</strong><br />
</span></span></div>
</li>
</ul>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Not:</span></strong>Antalya&#8217;da 18.5°C, İzmir&#8217;de 17.6°C, Çanakkale&#8217;de 14.8°C, Samsun&#8217;da 14°C yıllık ortalama sıcaklıklar görülür. Güneye doğru, sıcaklık ortalamalarının artmasının nedeni enlem faktörüdür.<br />
</span></span></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>İç kesimlerdeki sıcakhk,batıdan doğuya doğru hızla azalır. Nedeni doğuya doğru yaklaşıldıkça yüksekliğin ve karasallığın şiddetinin artmasıdır.</strong><br />
</span></span></div>
</li>
</ul>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Not: Yıllık sıcaklık ortalamaları, Balıkesir&#8217;de (147 m), 14.5°C, Ankara&#8217;da (891 m) 11.7°C, Sivas&#8217;ta (1285 m), 8.6°C, Erzurum&#8217;da (1758 m) 5.9°C, Kars&#8217;ta (1775 m) 4.2°C dir. Batıdan doğuya doğru sıcaklıktaki bu azalma enlem etkisine uymaz. Bu durumun nedeni yüksekliğin doğuya doğru artmasıdır.<br />
</span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #0000ff;">İndirgenmiş Sıcaklık Ortalamalarına Göre:</span></strong><br />
</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><em>Yükseklik etkisinin ortadan kaldırılarak, deniz seviyesine indirgenmiş yıllık sıcaklık ortalamalarına göre, Türkiye&#8217;de sıcaklığın dağılışı şöyledir:</em></strong><br />
</span></span></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>En düşük ortalamalar 13°C, 14°C lerle Kuzeybatı ve Kuzeydoğu Anadolu&#8217;dadır. Nedeni; enlem ile karasallık ve denizellik özellikleridir.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Sıcaklık ortalamalarının güneyden kuzeye doğru nisbeten düzenli olarak azaldığı görülür. </strong></span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Nedeni, enlem faktörüdür.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>En düşük ve en yüksek ortalamalar arasında 8°C yi aşan fark görülür. Nedeni enlem faktörüdür.</strong><br />
</span></span></div>
</li>
</ul>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">b) Ocak Ayında Ortalama Sıcaklık Dağılışı</span></strong><br />
</span></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bu mevsimde, kıyı bölgeler, denizin ılıtıcı etkisinde kalırken, İç bölgeler: Sibirya kökenli, soğuk havanm etkisindedir. Kıyılara paralel uzanan yüksek sıradağlar ise kıyıdaki ılık havanın iç bölgelere, iç bölgelerdeki soğuk havanın da kıyı bölgelere ulaşmasını engellemektedir.<br />
</span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #0000ff;">Gerçek Sıcaklık Ortalamalarına Göre:</span></strong><br />
</span></span></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>En yüksek sıcaklıkların Akdeniz kıyılarında olduğu görülür. Nedeni; tropikal hava kütlelerinin etkisinde kalması ve enlem faktörüdür.</strong></span></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Kıyılarda sıcaklıklar güneyden, kuzeye çıkıldıkça enlem faktörüyle azalır.</strong><br />
</span></span></div>
</li>
</ul>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Not:</span></strong>Ocak ayı sıcaklık ortalamaları Anamur&#8217;da 11.4°C, Adana&#8217;da 9.9°C, Antalya&#8217;da 10.5°C, İzmir&#8217;de 8.6°C, Ç.Kale&#8217;de 5.3°C, İstanbul&#8217;da 5.6°C, Samsun &#8216;da 6,9°C Trabzon &#8216;da 7.3 °C dir.<br />
</span></span></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>İç bölgelerde sıcaklık değerleri oldukça düşüktür. Doğuya doğru iyice azalır. Nedeni yükseklik ve karasallığın artmasıdır.<br />
</strong></span></div>
</li>
</ul>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Not:</span></strong>Ocak ayı ortalama sıcaklıkları;Balıkesir&#8217;de (147 m) 4.9°C, Ankara&#8217;da (891 m) -0,1 °C, Erzurum&#8217;da (1758 m) -8.7°C, Kars&#8217;ta (1775 m) ise -11.5°Cdir.</span></span><br />
<span><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>2. TÜRKİYE&#8217;DE BASINÇ VE RÜZGÂRLAR</strong><br />
</span></span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türkiye&#8217;deki iklim özelliklerinin oluşmasında, basınç ve rüzgârların da önemli katkısı bulunur. Rüzgârlar, kendilerini oluşturan hava kütlelerinin özelliklerine göre, sıcak, soğuk, nemli veya kurutucu etkiler yaparlar. Rüzgârların karadan veya denizlerden esmesi de farklı etkiler yapar. Rüzgârların etkileri mevsime göre farklılaşır,<br />
<strong></strong></span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kış Mevsiminde:</span></strong><br />
</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bu mevsimde, Anadolu karasallığına etkisiyle, Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisine girer. Bu soğuk hava Anadolu&#8217;dan çevredeki denizlerde bulunan alçak basınç merkezlerine doğru yayılır. Bu nedenle kış mevsiminde; Karadeniz kıyılarına güney yönlü, Akdeniz kıyılarına ise kuzey yönlü rüzgârlar eser. Kış mevsiminde Doğu Karadeniz ve Akdeniz kıyılarına doğru esen bu soğuk rüzgârlar, yüksek dağlardan aşağıya doğru inerken, her 100 m&#8217;de 1°C ısınarak fon rüzgârlarının oluşmasına yol açar. Föhn karakterli rüzgarların esmesi, Rize ve çevresinin mikroklima özellik kazanmasını sağlar. Bu nedenle yörede tumuçgil tarımı yapılabilmektedir.<br />
<strong></strong></span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Yaz Mevsiminde:</span></strong><br />
</span></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bu mevsimde, Türkiye Asor yüksek basıncı ile Basra alçak basıncının etkisindedir. Basınç dağılışı ve rüzgârların yönü, kış mevsimine göre daha düzenlidir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türkiye genelinde kuzeybatı yönlü rüzgârlar (Batı rüzgârları) egemendir. Doğu Akdeniz kıyılarında ise güney yönlü rüzgârlar eser.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Kuzeybatı yönlü rüzgârlar, Karadeniz bölgesinde, denize dönük dağ yamaçlarına bol miktarda yağış bırakırlar.<br />
</span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Türkiyede Etkili Olan Yerel Rüzgârlar</span></strong><br />
</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Lodos:</span></strong> Kış mevsimi ve bahar aylarında, batı ve güney kıyılarımıza, güneybatıdan esen ılık ve nemli rüzgârlardır. Bu kıyılara yağış bırakırlar. Anadolu içlerine sıcak ve kuru olarak eserler.<br />
</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Samyeli:</span></strong>Güneydoğu Anadolu&#8217;da yaz aylarında, güneydeki çöllerden esen sıcak ve kuru rüzgârlardır.<br />
</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Karayel ve Yıldız:</span></strong> Kış mevsiminde esen, kuzey yönlü rüzgârlardır. Karadeniz ve Marmara Bölgelerinde şiddetli eser. Yağmur ve kar yağışları getirir. Deniz ulaşımını güçleştirir. Bu rüzgârlar Balkanlar üzerinden Türkiye&#8217;ye ulaşır.<br />
</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Poyraz:</span></strong> Kuzeydoğu yönlü eser. Kış mevsiminde soğuk ve kuru rüzgârlardır. Ayaz oluşturur. Yaz aylarında ise denizden geçerek geldiklerinden, Karadeniz kıyılarına yağış bırakır. Anadolu içlerinde ise serin ve kuru olarak eser.<br />
</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Etezyen:</span></strong> Yaz mevsiminde, Ege kıyılarına doğru esen kuzeybatı yönlü serin rüzgarlardır.<br />
</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">İmbat:</span></strong> Ege kıyılarında, gündüz denizden karaya doğru esen, serin deniz meltemlerine verilen addır.<br />
</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000; font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>3. TÜRKİYE&#8217;DE NEMLİLİK VE YAĞIŞ</strong></span></p>
<p><span><br />
<span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Atmosferdeki subuharı (nem) miktarı, sıcaklığa bağlı olarak değiştiğinden, Türkiye&#8217;de yaz aylarında subuharı miktarı artar. Kış mevsiminde ise azalır.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Denizlerden buharlaşma ile havaya subuhan karıştığından, yıl boyunca kıyı bölgelerdeki nem miktarı, iç bölgelerimizden daha fazladır. Havadaki nemin, doyma miktarına olan oranım belirleyen bağıl (nisbi) nem oranı ise; yaz aylarında iç bölgelerde havanın sıcak olup, doyma miktarının artmasına bağlı olarak çok düşüktür. Buna bağlı olarak kış aylarında, Türkiye genelinde hava sıcaklığı düşük olup, havanın doyma miktarı da azaldığı için, bağıl nem oranı yüksektir. Bu nedenle kış aylarında bulutluluk oranı yüksek olup, yağışlarda artar.</span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000; font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türkiye&#8217;de;</span></strong></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bulutluluk oranları, bağıl nem oranına bağlı olarak kış mevsiminde artar, yaz mevsiminde azalır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bulutluluk oranları kıyı bölgelerde fazla, iç bölgelerde ise azdır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Bulutluluk oranının en fazla olduğu yerler Doğu Karadeniz kıyıları, en az olduğu yerler ise Güneydoğu Anadolu bölgesindedir.</strong><br />
</span></div>
</li>
</ul>
<p><strong><span style="color: #ff0000; font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türkiye&#8217;de Sisler:<br />
</span></strong></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Ilık &#8211; nemli hava kütlelerinin, soğuk zeminlerde, alttan soğuması ile oluşan sisler, ulaşım faaliyetlerinde ve tarımsal faaliyetlerde etkilidir.</span></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Sis oluşumlarının en fazla olduğu yerler 20 &#8211; 30 günle Trakya&#8217;nın iç kesimleri, İç ve Doğu Anadolu bölgeleridir.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Sis oluşumlarının en az görüldüğü bölgeler ise, 5 günden az olarak, Ege ve Akdeniz kıyılarıdır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Kış mevsiminde sis oluşumları fazladır. Nedeni ılık denizlerden gelen hava kütlelerinin, Anadolu&#8217;nun iç kesimlerinde soğumasıdır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Yaz mevsiminde sis oluşumları çok azdır. (1 günden az). Nedeni iç bölgelerde zeminin sıcak olmasıdır.</strong><br />
</span></div>
</li>
</ul>
<p><strong><span style="color: #ff0000; font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türkiye&#8217;de Yağışların Dağılışı</span></strong><br />
<span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türkiye&#8217;de yağışın yıllık dağılışını gösteren harita incelendiğinde şu sonuçlara ulaşılır;</span></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">En fazla yağışların, kuzey ve güneydeki dağ sıralarının, denize bakan yamaçlarında olduğu görülür. Nedeni, ılık denizlerden buharlaşmayla yükselen nemli havanm, bu dağlara çarparak yükselmesi ve yamaçlara yağış bırakmasıdır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">En az yağışların, iç bölgelere düştüğü görülür. Nedeni, nemin kaynağı olan denizlere uzaklığı ve deniz etkilerinin buralara ulaşamamasıdır. </span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">İç bölgelerde yağışların az olmasında, kış mevsiminde etkili olan yüksek basınç koşullarının yağış oluşumunu engellemesi, yaz aylarında ise, havanın; çok sıcak olmasıyla, havadaki nemin yoğunlaşmasının güçleşmesi de etkili olur.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bakı etkisiyle Doğu ve Batı Karadeniz Dağları ile Batı Toroslar veAmanos Dağlarının denize dönük yamaçları bol yağış alır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Ege dağları, denize dik uzandığından, nemli hava yükselmeden iç kesimlere ulaşır, bu durum Ege kıyılarında yağışları azaltır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Yüksekliğin azalması Marmara Bölgesi, Orta Karadeniz ve Çukurova&#8217;da yağışları azaltır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Doğu Anadolu&#8217;da yüksekliğin artması ise yağışları artırır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Çevresi yüksek dağlarla kuşatılmış, Tuz Gölü çevresi, Malatya ve İğdır Ovası gibi çukurluklarda yağışlar azalır.</strong><br />
</span></div>
</li>
</ul>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Not:</span></strong> Türkiye &#8216;de yağışın dağılışında dağların uzanış doğrultusu, cephesel depresyonların geçiş yollarına göre dağların konumu (bakı koşulu) ve mevsime göre değişen basınç koşulları rol oynar.</span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000; font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türkiye&#8217;de Kuraklık:</span></strong><br />
<span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">İnsanlar ve bitkiler için su eksikliğine kuraklık denir. Yer altı sularının, topraktaki nemin, akarsuların ve göllerdeki suların ana kaynağı yağışlardır. Yağışların yeterli olmaması kuraklığı oluşturur.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Ancak kuraklık oluşmasında buharlaşma da çok önemlidir. Yağış miktarına göre, buharlaşma miktarının daha çok olması, kuraklığı artırır. Bu nedenle soğuk ve nemli bölgelerde, kuraklık fazla hissedilmez.</span></p>
<p><strong><em><span style="color: #0000ff; font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türkiye&#8217;de kuraklığın dağılışı şöyledir:<br />
</span></em></strong></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Kuraklığın en çok hissedildiği yerler Tuz gölü çevresi, Güneydoğu Anadolu ve Iğdır yöresidir. Bu durum yağış azlığı ve buharlaşmanın şiddetli olmasının bir sonucudur.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Yurdumuzun büyük bir kesiminde (Karadeniz Bölgesi ve Kars &#8211; Ardahan yöresi dışında) iklimin genel karakteri olarak,yaz yağışları azdır. Bu durum yaz kuraklığı oluşturur.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Kuraklığın hissedilmediği veya çok az hissedildiği yerler Karadeniz kıyıları ve Marmara Bölgesi&#8217;dir. Nedeni yaz aylarında da yeterli yağış almasıdır.</strong><br />
</span></div>
</li>
</ul>
<p><strong><span style="color: #0000ff; font-family: comic sans ms,sans-serif;"><em>Türkiye&#8217;de kuraklığa bağlı olarak;</em></span></strong></p>
<p><span></p>
<ul>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Tarımsal verimde azalmalar olur.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Hidroelektrik üretimi azalır.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">İçme ve sulama suyunda yetersizlik oluşur.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Doğal bitki örtüleri kurur.</span></strong></div>
</li>
<li>
<div style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Tarım toprakları nadasa bırakılır.</span></strong></div>
</li>
</ul>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/turkiyede-iklim-elemanlari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fıkra Türü ve Özellikleri</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/fikra-turu-ve-ozellikleri/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/fikra-turu-ve-ozellikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 15:19:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5094</guid>
		<description><![CDATA[Bir yazarın, günlük olaylara ya da ülke ve toplum so­runlarına ait herhangi bir konu üzerinde kişisel görüş ve düşüncelerini, akıcı bir dille anlatan düz yazılara fık­ra denir.

Fıkralar küçük öykü niteliğindeki nükteli ve &#8220;güldürü fıkraları&#8220; ile &#8220;gazete fıkraları&#8220; olmak üzere iki türlüdür.
 
Güldürü Fıkraları
Belli bir amacı, savunulan bir düşünceyi ele alan ve bunu en kısa yoldan anlatan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yazarın, günlük olaylara ya da ülke ve toplum so­runlarına ait herhangi bir konu üzerinde kişisel görüş ve düşüncelerini, akıcı bir dille anlatan düz yazılara <strong>f</strong><strong>ı</strong><strong>k­ra</strong> denir.</p>
<p><span id="more-5094"></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Fıkralar küçük öykü niteliğindeki nükteli ve <strong>&#8220;g</strong><strong>ü</strong><strong>ld</strong><strong>ü</strong><strong>r</strong><strong>ü </strong><strong>f</strong><strong>ı</strong><strong>kralar</strong><strong>ı</strong><strong>&#8220;</strong> ile <strong>&#8220;gazete f</strong><strong>ı</strong><strong>kralar</strong><strong>ı</strong><strong>&#8220;</strong> olmak üzere iki türlüdür.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></strong></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>G</strong><strong>ü</strong><strong>ld</strong><strong>ü</strong><strong>r</strong><strong>ü</strong><strong> F</strong><strong>ı</strong><strong>kralar</strong><strong>ı</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Belli bir amacı, savunulan bir düşünceyi ele alan ve bunu en kısa yoldan anlatan, mizah ve hiciv unsurları­nı da içinde barındıran sözlü ya da yazılı hikâyelerdir. Bu fıkralar daha çok, sözlü kültürde gelişmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Güldürü fıkraları, tanınmış kişileri ya da hayvanları ele alır. Kısa öykü niteliği taşır, içinde zekâ oyunları vardır. Nükteli bir dille, sohbet biçiminde, bir sonuca bağla­narak oluşturulur. Nasrettin Hoca fıkraları ile Bektaşî fıkraları bu türdendir.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><em>Nasrettin Hoca bir g</em><em>ü</em><em>n kedisini y</em><em>ı</em><em>k</em><em>ı</em><em>yormu</em><em>ş</em><em>. Yoldan ge­</em><em>ç</em><em>en arkada</em><em>şı</em><em> Hoca&#8217;ya: &#8220;Hocam kediyi y</em><em>ı</em><em>kama, </em><em>ö</em><em>ld</em><em>ü­</em><em>r</em><em>ü</em><em>rs</em><em>ü</em><em>n.&#8221; demi</em><em>ş</em><em>. Hoca, ald</em><em>ı</em><em>r</em><em>ış</em><em> etmemi</em><em>ş</em><em> ve y</em><em>ı</em><em>kam</em><em>ış</em><em>. Ar­kada</em><em>şı</em><em> d</em><em>ö</em><em>n</em><em>üş</em><em>te, kedisinin </em><em>ö</em><em>l</em><em>ü</em><em>m</em><em>ü</em><em>ne </em><em>ü</em><em>z</em><em>ü</em><em>len Hoca&#8217;y</em><em>ı </em><em>g</em><em>ö</em><em>rm</em><em>üş</em><em>. Adam: &#8220;Hocam, ben size kediyi y</em><em>ı</em><em>kamay</em><em>ı</em><em>n, kedi </em><em>ö</em><em>l</em><em>ü</em><em>r demedim mi?&#8221; demi</em><em>ş</em><em>. Hoca: &#8220;Y</em><em>ı</em><em>karken </em><em>ö</em><em>lme­di ki s</em><em>ı</em><em>karken </em><em>ö</em><em>ld</em><em>ü</em><em>!&#8221; demi</em><em>ş</em><em>.</em></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Yukarıdaki fıkranın güldürü yönü ağır basmaktadır.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></strong></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gazete F</strong><strong>ı</strong><strong>kralar</strong><strong>ı</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Yazarların herhangi bir konu hakkında kişisel görüş ve düşüncelerini fazla derinliğe girmeden ortaya koyduk­ları fikir yazılarıdır. Bu yazılar dergilerin ya da günlük gazetelerin belirli köşelerinde yayımlanır. Bu yazılarda kısa, yalın ve akıcı bir üslup kullanılır.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>F</strong><strong>ı</strong><strong>kralarda Konu:</strong></span> Fıkralarda yazar, konu seçiminde serbesttir. Konular özel bir görüşle incelenip eleştirilir. Yazar kişisel görüş ve düşüncelerini içten bir şekilde açıklar. Toplumu ilgilendiren güncel konuları anlatır. Günlük siyasi, sosyal ve kültürel olayları ele alır. Fıkra­larda toplumsal sorunlar, okuru biraz olsun rahatlata­cak, ona geçici de olsa dertlerini unutturacak üslupla işlenir. Bu arada da konuyla ilgili bilgi verilir. Başlangıç­ta sadece siyasi ve sosyal konular etrafında yazılan fık­ralar, zaman içinde sınırlarını genişletmiş, bugün sa­nattan spora, ekonomiden siyasete kadar toplumun bütün günlük sorunlarını kuşatmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>F</strong><strong>ı</strong><strong>kralarda Dil ve Anlat</strong><strong>ı</strong></span><strong><span style="color: #ff0000;">m:</span> </strong>Fıkralar iğneleyici, alay­cı bir dille bazen eleştiri bazen de sohbet tarzında ya­zılır. Fıkralarda yazar inandırıcı, etkileyici ve dokunaklı bir anlatımı benimser. Anlatım, senli benlidir. Okurla sohbet havası hâkimdir. Bu nedenle fıkraların; insanı saran, tatlı, samimi, sıcak bir havası vardır. Fıkralarda genel olarak akıcı, duru, açık ve yalın bir anlatım söz konusudur. Yazar; konuyu çoğunlukla konuşma diliyle kaleme alır. Cümleler kısa ve anlaşılır niteliktedir. Yazı­nın kolay anlaşılması için uzun cümlelerden kaçınılır. Devrik cümleler kullanılabilir. Okuyucunun zevki ön planda tutulur. Fıkraların en önemli özellikleri arasında dilinin sade, üslubunun serbest olması gelir.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>F</strong><strong>ı</strong><strong>kralar</strong><strong>ı</strong><strong>n Amac</strong><strong>ı</strong><strong>:</strong></span> Günlük konular üzerinde kişisel görüşleri belirtmek, belli bir okuyucu kitlesi kazanmak, görüşleri bu kitleye benimsetmeye çalışmak fıkra ya­zarının amacıdır. Fıkra kısa ve öz yazıldığından bu ya­zılarda yargılamaya, ispatlamaya, tanıtmaya ve ayrıntı­lara yer verilmez. İspatlama yoluna gidilmez. Kesin bir iddia havası hâkim değildir. Kesin bir sonuca varılmak istenmez, özel bir inandırma çabası görülmez. Yazar bir sonuca ulaşır; ancak okuru ikna etme amacı taşı­maz. Onu etkilemeyi, konu hakkında düşünmeye sevk etmeyi yeterli görür. Konu ile ilgili olarak bir kamuoyu oluşturmayı amaçlar. Yazar bunu yaparken duygusal, içten bir anlatım kullanır. Gerçeklerden ayrılmaz. Yan­lış bilgi vermez. Yanlış belgelere dayanmaz. Tutarsız düşüncelere başvurmaz.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fıkrada</strong><strong> Kullan</strong><strong>ı</strong><strong>lan Anlat</strong><strong>ı</strong><strong>m Bi</strong><strong>ç</strong><strong>imleri:</strong></span> Fıkralarda özellikle açıklama, örneklendirme, karşılaştırma, ta­nımlama, öyküleme gibi anlatım yollarına başvurulur. Anlatımda küçük hikâyelere yer verilebilir. Gözlemler­den ve anılardan yararlanılabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gazete F</strong><strong>ı</strong><strong>kralar</strong><strong>ı</strong><strong>n</strong><strong>ı</strong><strong>n Plan</strong><strong>ı</strong></span><strong><span style="color: #ff0000;">:</span> </strong>Fıkralar giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Giriş bölümünde konu ortaya konur. Gelişme bölümünde düşünceler ilginç örneklerle açıklanır. Sonuç bölümünde ise görüşler et­kileyici bir sonuca bağlanır.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff0000;">Gazete Fıkralarının Ortak Özellikleri:</span></strong> Konu, oku­run ilgisini çekecek şekilde ele alınır. Herkesin anlaya­bileceği açık, sade, yalın bir dil kullanılır. Hoş, doku­naklı bir sonuca ulaşılır ve okuyucu bu sonuçla ilgili olarak düşünmeye sevk edilir. Aynı konular yerine de­ğişik ve güncel konular işlenir. Konu tarafsız bir gözle ele alınır.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>F</strong><strong>ı</strong><strong>kra &#8211; Sohbet Fark</strong><strong>ı</strong><strong>:</strong></span> Fıkrada her türlü güncel konu; sohbette daha çok, sanatla ilgili konular ele alınır. Soh­bette soru cevap yöntemine dayalı anlatım ağırlıktadır. Fıkrada ise serbest bir anlatım vardır. Fıkrada yazar, okuru etkilemeyi amaçlar. Okurun, konuyu düşünme­sini amaçlar. Sohbetin okuru etkileme amacı yoktur. Sohbette sadece dikkatler konuya odaklanmaya çalı­şılır.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></strong></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>F</strong><strong>ı</strong><strong>kra Yazar</strong><strong>ı</strong><strong>n</strong><strong>ı</strong><strong>n </strong><strong>Ö</strong><strong>zellikleri</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Gazete ve dergilerde sürekli bir yazı köşesi olan yazar­ların kendilerine ayrılan bölümlerde yazdıkları, günlük olaylar, ekonomi, politika gibi konuları okuyucuları ile paylaştığı günübirlik yazılara köşe yazısı denir. Fıkra­lar, gazete ve dergilerde yayımlanan süreli yayınlardır. Fıkraların kalıcılık özelliği zayıftır. Köşe yazıları güncel konuları işlediği için uzun ömürlü olamaz.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Fıkra, gazete veya dergilerin belirli sütunlarında genel bir başlık altında (Şehir Mektupları, Bize Göre, Pence­re) günlük herhangi bir olayı, bir görüş ve düşünceye bağlayarak yorumlayan kısa yazılardır.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Günümüzde gazete fıkra yazarları, ekonomi ve istatis­tik bilgilerine de yer vererek bilimsel metotlarla çalışırlar.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Fıkra yazarları kısa, özlü, derin anlamlar taşıyan yazılar kaleme alabilecek donanıma sahip olma­lıdır.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Okuyucunun ilgisini canlı tutabilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Konularında tekrarlara düşmemelidir.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Kapsamlı bir kavrayış gücüne sahip olmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Derin bir kültür zenginliği bulunmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Geçmişle günlük olayları kaynaştırabilmede us­talık göstermelidir.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Yazısını okura zevkle okutabilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Duygu ve düşüncelerini inandırıcı, etkileyici, akı­cı bir dille anlatabilmelidir.</span></li>
</ul>
<p><strong><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></strong></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>T</strong><strong>ü</strong><strong>rk Edebiyat</strong><strong>ı</strong><strong>nda F</strong><strong>ı</strong><strong>kra</strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Fıkra türü yazılar Türk edebiyatında <strong>Tanzimat</strong> döne­minde Batı&#8217;dan geçmiştir. 1908&#8242;den sonra bu yazı türü Türk edebiyatında görülmeye başlanmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türk edebiyatında özellikle <strong>Ahmet Rasim</strong> fıkralarıyla tanınmıştır. <strong>Ahmet Ha</strong><strong>ş</strong><strong>im, Falih R</strong><strong>ı</strong><strong>fk</strong><strong>ı</strong><strong> Atay, Refik Halit Karay, Orhan Seyfi Orhon, Peyami Safa, Burhan Felek, Ahmet Kabakl</strong><strong>ı</strong> ve <strong>Ç</strong><strong>etin Altan</strong> da fıkralarıyla öne çık­mıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>F</strong><strong>ı</strong><strong>kra T</strong><strong>ü</strong><strong>r</strong><strong>ü</strong><strong>n</strong><strong>ü</strong><strong>n Genel </strong><strong>Ö</strong><strong>zellikleri</strong></span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Düşünce yazılarıdır.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Giriş, gelişme ve sonuç şeklinde bölümleri vardır.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Toplumu yakından ilgilendiren günlük olaylar iş­lenir.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Konu kısa, yüzeysel; ama ustaca bir üslupla işle­nir.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Konu hakkında bilgi vermek değil, okuru düşün­dürmek esastır.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Yazar kişisel görüşlerini ileri sürdüğü için ispatla­ma gereği duymaz.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Serbest bir üslubu vardır, okuyucuyla içten bir bağ kurularak rahat bir anlatım yolu izlenir.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Etkileyici bir anlatım kullanılır.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Kolay anlaşılan ve okunan gazete yazılarıdır.</span></li>
<li><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Örneklemeden olabildiğince yararlanılır.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/fikra-turu-ve-ozellikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göktürk Yazıtları ve Özellikleri</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/gokturk-yazitlari-ve-ozellikleri/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/gokturk-yazitlari-ve-ozellikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 17:35:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5091</guid>
		<description><![CDATA[Göktürk Yazıtları (Orhun Âbideleri) Göktürklerin ünlü hükümda­rı Bilge Kağan devrinden kalma yazılı dikilitaşlardır.
 
Göktürkler çağında Bengü taş edebiyatı diye adlandırdığımız bu edebiyatla, Türklerin ilk yazılı edebî metinleri ortaya kon­muştur. Bengü taş; ebedî, sonsuz taş demektir. Özellikle ka­ğanların ve devletin ileri gelenlerinin ölümünden sonra, onlar adına bir anıt yaptırmak, Göktürklerde bir gelenek hâlini almış­tır. Diktirilen taşlar üzerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göktürk Yazıtları (Orhun Âbideleri) Göktürklerin ünlü hükümda­rı Bilge Kağan devrinden kalma yazılı dikilitaşlardır.<span id="more-5091"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Göktürkler çağında Bengü taş edebiyatı diye adlandırdığımız bu edebiyatla, Türklerin ilk yazılı edebî metinleri ortaya kon­muştur. Bengü taş; ebedî, sonsuz taş demektir. Özellikle ka­ğanların ve devletin ileri gelenlerinin ölümünden sonra, onlar adına bir anıt yaptırmak, Göktürklerde bir gelenek hâlini almış­tır. Diktirilen taşlar üzerine kağanlar istediklerini yazmış, bütün milletin ona göre davranmasını istemişlerdir. Bu sözlerin taşlar üzerinde ebedî olarak kalacağını ve Türk milletinin sonsuza ka­dar bunlardan ders alacağını düşündükleri için diktirdikleri taş­lara <strong>&#8220;beng</strong><strong>ü</strong><strong> ta</strong><strong>ş</strong><strong>&#8220;</strong> adını vermişlerdir. Göktürklerden sonra Uy­gurlar bu geleneği devam ettirmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Genel olarak Göktürk Yazıtları (Orhun Âbideleri) diye adlandırı­lan Tonyukuk, Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, ilk dönemde taşlara yazılan edebiyatın, en uzun ve en güzel örnekleridir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bu yazıtlar bulundukları yerlere göre dört grupta toplanır: Mo­ğolistan, Yenisey, Talaş ve Kazakistan bengü taşları. Bunlar içinde Moğolistan&#8217;da bulunan Göktürklere ait Orhun Anıtları ve Uygurlara ait Yenisey Yazıtları önemlidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Göktürkler çağına ait olan Orhun Anıtları içinde önemli olanlar şunlardır:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">* Tonyukuk Anıtı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">* Kül Tigin Anıtı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">* Bilge Kağan Anıtı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tonyukuk An</strong><strong>ı</strong><strong>t</strong><strong>ı</strong><strong></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">724-726 yılları arasında dikil­miştir. Bu anıtı diktiren ve üzerindeki yazıları yazdıran Bilge Tonyukuk&#8217;tur. Anıtta Türk milletinin Çin tutsaklı­ğından kurtuluşu ve İlteriş Kağan zamanında Göktürk­lerin Oğuzlarla, Kırgızlarla ve Çinlilerle yaptığı savaşlar an­latılmakta; bütün bu olaylar­da Bilge Tonyukuk&#8217;un rolü özellikle belirtilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bilge Tonyukuk, başvezirlik ve başkumandanlık yapmış olan büyük bir siyasetçidir. Göktürk devletinin politikası­na uzun zaman yön vermiş akıllı ve hikmet sahibi bir devlet adamıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bilge Tonyukuk, aynı zamanda edebiyatımıza hatıra türünün ilk temsilcisi ve ilk Türk tarihçisidir. İki parça hâlindeki anıtında, içinde bulunduğu olayları sade ve sanatsız bir şekilde, halk di­liyle anlatmıştır. Olayları sözü uzatmadan, ana çizgileriyle ver­miş; yeri geldikçe milletin ders alması için öğütlerde bulun­muştur. Zaman zaman atasözlerine ve deyimlere başvurmuş­tur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Kültigin Anıtı&#8217;nda Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge Kağan&#8217;ın ağzından aktarılmış, birlik ve bütünlük mesajı verilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Bilge Ka</strong><strong>ğ</strong><strong>an An</strong><strong>ı</strong><strong>t</strong><strong>ı</strong><strong></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bilge Kağan adına oğlu Tenri Kağan tarafından yaptırılmıştır. Anıtta Bilge Kağan&#8217;ın ağzından devletin nasıl büyüdüğü anlatılmış, Kültigin&#8217;in ölümünden sonraki olaylar ilave edilmiştir. Anı­tın güneydoğu, güneybatı ve batı yüzlerinde de küçük metinler bulunmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>G</strong><strong>ö</strong><strong>kt</strong><strong>ü</strong><strong>rk Yaz</strong><strong>ı</strong><strong>tlar</strong><strong>ı</strong><strong>n</strong><strong>ı</strong><strong>n </strong><strong>Ö</strong><strong>nemi</strong><strong></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Göktürk Yazıtlarını (Orhun , Âbideleri), Türkçenin yazılı en eski kaynağı sayabiliriz. Modern Türkçemizin tüm &#8216; kuralları, günümüzün bir­çok sözcüğü, doğal ve ol­gun bir söyleyişle, sanki bu­günün yapıtlarıymış gibi karşımızdadır. Bin üç yüz yıl ötelerden gelen bu ses, bi­zim öz sesimizdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bu yazıtlar, bu yönleriyle Türk tarihine ışık tutan önemli belge­lerdir. Göktürk Yazıtları, bir hakanın, halkına hesap vermesi, halkın devlete, millete karşı görevlerinin hatırlatılması, düşma­nın entrikalarına nasıl karşılık verileceğinden söz edilmesi ve Türklerin yüksek ahlak ve seciyesinin anlatılması açısından önemlidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Bu anıtlar Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metindir. Türk tarihinin taşlar üzerine yazılmış ilk belgesidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün ya­zılı belgesidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türk hitabet sanatının erişilmez bir şaheseridir. Hükümdârâne eda ve ihtişamlı bir hitap tarzının yazılı örneğidir. Yalın ve kes­kin üslubun şaşırtıcı örnekleridir. Türk dilinin kaynağı, Türk ya­zı dilinin başlangıcının bilinmeyen dönemlere kadar gittiğinin delilidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Eski Türkçeyi gerek Göktürk, gerekse Uygur Türklerinin bırak­tığı eserlerden takip ettiğimiz için de bu yazıtlar, ayrı bir öneme sahiptir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000; font-family: comic sans ms,sans-serif;"><strong>Göktürk Yazıtlarının Bulunması ve Okunması</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Ünlü Türkolog Radloff&#8217;un başkanlığında bir Rus heyeti Göktürk Yazıtlarının bulunduğu bölgede incelemelerde bulunmuştur. Rus ve Fin heyetleri, anıtların fotoğraflarını çekerek kitap hâlin­de yayımlamışlar; bu yayınlar sayesinde yazıtların okunma sü­reci hızlanmıştır. Sonunda Danimarkalı dil bilimci Thomsen 1893 yılında 38 harfli alfabeyi çözerek yazıtları okumuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000; font-family: comic sans ms,sans-serif;">Alfabe</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Orhun Âbidelerinin yazıl­dığı Göktürk alfabesi 38 harflidir. Bu alfabede 4 sesli, 9 birleşik, 25 de sessiz harf bulunmakta­dır. Göktürk alfabesi, Türklerin ulusal alfabesi­dir. Bu alfabenin eski Türk damgalarından doğduğu ileri sürülmek­tedir. Göktürk yazısı sağ­dan sola, yukarıdan aşa­ğıya doğru bitiştirilme­den yazılır. Sözcükleri ayırmak için genellikle iki nokta konur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Kül Tigin ve Bilge Kağan anıtlarında metinler, yu­karıdan aşağıya doğru yazılmış ve satırlar sağ­dan sola doğru dizilmiş­tir. Göktürk alfabesi, Türkçenin tarih boyunca hiç değişmemiş bulunan büyük ünlü (sesli) uyu­mu dikkate alınarak dü­zenlenmiş bir alfabedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>G</strong><strong>ö</strong><strong>kt</strong><strong>ü</strong><strong>rk Yaz</strong><strong>ı</strong><strong>tlar</strong><strong>ı</strong><strong>n</strong><strong>ı</strong><strong>n Dil </strong><strong>Ö</strong><strong>zellikleri</strong><strong></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Göktürk yazıtlarındaki düzyazı, o zamanki Türkçenin en yüksek anlatım özelliklerini taşır. Şiir yüklü bir düzyazıdır bu. Bugünkü düzyazıya örnek olacak bir cümle yapısı; duru, açık, yalın bir söyleyiş güzelliği; Türkçenin ancak Dede Korkut&#8217;ta bulduğu­muz destansı söz kudreti vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Türk edebiyatının ilk düz yazı örneklerini oluşturan bu yazıtlar yabancı etkilerden uzaktır. Metinler, gerçekçi bir dil ve güçlü bir hitabet dili ile yazılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"><span style="color: #ff0000;"><strong>G</strong><strong>ö</strong><strong>kt</strong><strong>ü</strong><strong>rk Yaz</strong><strong>ı</strong><strong>tlar</strong><strong>ı</strong><strong>n</strong><strong>ı</strong><strong>n Bulundu</strong><strong>ğ</strong><strong>u Bölge</strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Orhun Yazıtları, Moğolistan&#8217;ın kuzeyinde, Baykal gölünün gü­neyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü yakınla­rındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan Anıtları, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Ton-yukuk Anıtları ise, Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yakla­şık 360 km uzakta, Tola Irmağı&#8217;nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto bölgesindedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: comic sans ms,sans-serif;">Anıtların olduğu yerde yalnızca dikilitaşlar değil, yüzlerce hey­kel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kap­lumbağa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/gokturk-yazitlari-ve-ozellikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük Ünlü Uyumu Nedemektir?</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/buyuk-unlu-uyumu-nedemektir/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/buyuk-unlu-uyumu-nedemektir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 17:26:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5088</guid>
		<description><![CDATA[Büyük Ünlü Uyumu 

Bu uyuma kalınlık-incelik uyumu da denir. Bir sözcüğün ilk hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de kalın; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de ince olur. 

çalışmak, okullarımız, etkisiz, öğrenciler&#8230; 

Yukarıdaki örneklerde sözcükler, kalınlık-incelik bakımından uyumlu olduklarından büyük ünlü uyumuna uymaktadır.



Örnek Soru &#8211; 1 


 
 
 
 
 
 
Aşağıdaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Ünlü Uyumu </p>
<p><!-- End Xtypo --><br />
<span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva">Bu uyuma kalınlık-incelik uyumu da denir. Bir sözcüğün ilk hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de kalın; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de ince olur. </span><span id="more-5088"></span></p>
<ul>
<li><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva">çalışmak, okullarımız, etkisiz, öğrenciler&#8230; </span></li>
</ul>
<p><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva">Yukarıdaki örneklerde sözcükler, kalınlık-incelik bakımından uyumlu olduklarından büyük ünlü uyumuna uymaktadır.</span></p>
<p><!-- Xtypo - Extra Typografi For Joomla Template By http://www.templateplazza.com --></p>
<div style="FLOAT: left">
<div style="padding-left: 10px; font-size: 11px; background: url(plugins/content/xtypo/button1/left.gif) no-repeat left top; float: left; overflow: hidden; line-height: 24px; height: 24px;">
<div style="padding-right: 10px; font-size: 11px; background: url(/plugins/content/xtypo/button1/right.gif) no-repeat right top; float: left; line-height: 24px; height: 24px;">Örnek Soru &#8211; 1 </div>
</div>
</div>
<p><!-- End Xtypo --> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva"><strong>Aşağıdaki sözcüklerden hangisi büyük ünlü uyumuna <span style="TEXT-DECORATION: underline">uymaz</span>?</strong></span></p>
<p> <br />
<span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva">A) sınırlı                                             <br />
B) görgülü<br />
C) bakımsız                                      <br />
D) meraklı</span></p>
<p><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva"><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva"><strong>Yanıt: D</strong></p>
<p><span style="COLOR: #993366"><strong><span style="COLOR: #ffffff"><span style="COLOR: #0000ff"><!-- Xtypo - Extra Typografi For Joomla Template By http://www.templateplazza.com --></span></span></strong></span> </p>
<p> </p>
<p><strong><span style="COLOR: #ff0000"> </span></strong></p>
<div style="FLOAT: left">
<div style="padding-left: 10px; font-size: 11px; background: url(plugins/content/xtypo/button1/left.gif) no-repeat left top; float: left; overflow: hidden; line-height: 24px; height: 24px;">
<div style="padding-right: 10px; font-size: 11px; background: url(/plugins/content/xtypo/button1/right.gif) no-repeat right top; float: left; line-height: 24px; height: 24px;">Örnek Soru - 2 </div>
</div>
</div>
<p><!-- End Xtypo --></span></span></p>
<p> </p>
<p><strong><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva">Aşağıdaki kelimelerin hangisinde büyük sesli uyumu aranır?</span></strong></p>
<p><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva"><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva">A) Kütüphane                                     B) Söz<br />
C) Öğrenci                                         D) Televizyon<br />
(1991-KLJ)</p>
<p><strong>Yanıt: C</strong></p>
<p><strong><span style="COLOR: #ff0000">Aşağıdaki ekler tek biçimli olduğu için büyük ünlü uyumuna uymaz:</span></strong></p>
<p><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva"><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva"></p>
<ul>
<li><strong><span style="COLOR: #0000ff">-yor</span></strong> ==&gt; geliyor<br />
<span style="COLOR: #0000ff"><strong> </strong></span></li>
<li><span style="COLOR: #0000ff"><strong>-ken</strong></span> ==&gt; koşarken<br />
<span style="COLOR: #0000ff"><strong> </strong></span></li>
<li><span style="COLOR: #0000ff"><strong>-leyin</strong></span> ==&gt; akşamleyin<br />
<strong><span style="COLOR: #0000ff"> </span></strong></li>
<li><strong><span style="COLOR: #0000ff">-(ı)mtırak</span></strong> ==&gt; ekşimtırak<br />
<strong><span style="COLOR: #0000ff"> </span></strong></li>
<li><strong><span style="COLOR: #0000ff">-ki</span></strong> ==&gt; bununki<br />
<strong><span style="COLOR: #0000ff"> </span></strong></li>
<li><strong><span style="COLOR: #0000ff">-daş</span></strong> ==&gt; meslektaş</li>
</ul>
<p></span></span></span><span style="FONT-FAMILY: trebuchet ms,geneva"> </p>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/buyuk-unlu-uyumu-nedemektir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Romadaki Deli ve Acımasız İmparatorlar</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/romadaki-deli-ve-acimasiz-imparatorlar/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/romadaki-deli-ve-acimasiz-imparatorlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 00:24:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih / İnkılap Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5086</guid>
		<description><![CDATA[Deli ve Acımasız İmparatorlar
Bazı Roma imparatorları deli idi. En ünlüsü ise Nero’dur.Nero dışında birçok imparator daha delidir.Bazen iyi imparatorlar bile gücü ve otoriteyi sağlamak için acımasız kararlar vermek zorunda kalmıştır. Örneğin deli imparator Caligula denizi fethettiğini kanıtlamak için lejyonlardan sahildeki tüm deniz kabuklarını toplatmıştır.Nero ise anne ve babasını öldürtmüştür.

Ünlü İmparatorlar
Marius;
Gauis Marius, Roma ordusunu düzenleyen ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deli ve Acımasız İmparatorlar<br />
Bazı Roma imparatorları deli idi. En ünlüsü ise Nero’dur.Nero dışında birçok imparator daha delidir.Bazen iyi imparatorlar bile gücü ve otoriteyi sağlamak için acımasız kararlar vermek zorunda kalmıştır. Örneğin deli imparator Caligula denizi fethettiğini kanıtlamak için lejyonlardan sahildeki tüm deniz kabuklarını toplatmıştır.Nero ise anne ve babasını öldürtmüştür.</p>
<p><span id="more-5086"></span></p>
<p>Ünlü İmparatorlar<br />
Marius;<br />
Gauis Marius, Roma ordusunu düzenleyen ve dünyadaki en etkili ordu haline getiren kişiydi. O dönemde hiç bir güç lejyonlar karşısında duramıyordu. Diğer illerden birçok insan Roma orudusuna hizmet ederek Roma vatandaşı olma hakkı kazandılar. Marius deneyimli lejyonlara toprak bahşetmiştir. Marius ayrıca bir çok askeri başarı sağlamıştır. Böylece Roma ve İtalya kuzeyden gelen barbarların istilalarından korunmuştur.<br />
Ceaser<br />
Julius Caeser hiç kuşkusuz Roma imparatorları arasında en ünlüsüdür. Dehası sayesinde Gaulu işgal etmiştir. Bu işgalin planları bugün bile generallerin eğitiminde kullanılmaktadır.Ayrıca İngiltere ve Almanya’ya seferler düzenlemiştir. Fakat Caeser’ın politik düşmanları onun bu gücünü elinden almak hiç bir zaman duraksamamışlardır. Mısır kraliçesi Kleopatra’ya aşkından sonra takvimde de değişikliklerde bulunmuştur. Bazı küçük değişikliklerle hala onun hazırlattığı takvimi kullanmaktayız. Temmuz ayı (ingilizcede “July”) onun onuruna adanmıştır.</p>
<p>Augustus<br />
Augustus Roma’nın ilk imparatoru idi. Gerçek adı, Octavian’dı fakat Senato büyük başarıları nedeniyle ona Augustus ismini bahşetmişti. Yeni bir anayasa hazırlıyarak İmparatorluk makamına yerleşti. Yollar, binalar ve su kemerleri yaptırdı. Augustus sadece ilk değil belki de en iyi Roma İmparator idi.</p>
<p>Nero<br />
Nero Roma tarihinin, en kötü şöhretli Roma impatorudur. Nero’nun deli olduğu hiç su götürmez bir gerçektir. Annesi, üvey babası olan imparator Claudius tarafından öldürülünce tahta geçti. Hükümdarlığı süresince Roma’nın büyük bir kısmı Büyük Roma Yangını sonucunda yandı. Yangından arta kalanları temizledikten sonra çok ihtişamlı bir saray yaptırdı. Yangını kendi çıkardığına yönelik dedikoduları önlemek için kendini yaktı ve Hristiyanları suçlayarak onları aslanlara attı.</p>
<p>Trajan<br />
Trajan Roma imparatorları arasında en göze çarpan imparator diyebiliriz. Onu hüküm sürdüğü dönemde imparatorluk en geniş sınırlarına kavuştu. İmparatorlar arasında en savaşçı yönü ağır basan kişiydi. Buna karşın senatoyla olan ilişkisi sırasında bilgeliği, saygısı ve alçakgönüllülüğü de yatsınamayacak özellikleriydi. Trajan dönemimde yollar, limanlar inşaa edildi. Ayrıca imparatorluk hazinesinden fakir ve çocuklara bir ödenek hazırlandı.</p>
<p>Roma Dini</p>
<p>Roma İmparatorluğunun dini, diğer dinlerden bağımsız, fakat değişik dinlerin tören, tabu, batıl inanç ve törelerinin toparlanmasıyla oluşmuşur. Romalılara göre din ruhsal bir olgudan çok, insanoğlu ile tanrı adını verdikleri çeşitli güçler arasında bir sözleşmeydi. Bu dini bakış açısı, politik ve askeri bakımdan devlette önemli bir etki yaratırken diğer bir yandan da ailevi yaşamı da şekillendirmede önemi yatsınamayacak düzeydeydi.</p>
<p>Romalı tanrı ve tanrıçalar, birkaç dini etkinin karışımı idi. Birçoğu, Güney İtalya’daki Yunan kolonileri ile ortaya çıkarken , bir diğer kısmı ise Etrüks ve Latin kabileleri kanalı ile Roma dinine aktarıldı.</p>
<p>M.Ö. 1yy’da Romalılar öyle bir duruma geldiler ki, bazen Romalılar taptıkları tanrı veya tanrıçanın neyi simgelediğini hatırlamaz oldular. Örnek olarak tanrıça Furrina adına her yıl 25Temmuz’da festival düzenlemelerine karşın, Furrina’nın ne tanrısı olduğunu hatırlayacak kimse kalmamıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/romadaki-deli-ve-acimasiz-imparatorlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
