<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konular Sınavlar Yazılı Soruları ve Cevapları &#187; Kitap-Roman Özetleri</title>
	<atom:link href="http://www.okuldersi.com/dersler/kitap-roman-ozetleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuldersi.com</link>
	<description>Edebiyat Matematik İngilizce Fizik Kimya Biyoloji</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 02:55:28 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Rekabette Üstünlüğün Sırrı İNSAN</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/rekabette-ustunlugun-sirri-insan/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/rekabette-ustunlugun-sirri-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 03:16:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rekabette Üstünlüğün Sırrı İNSAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/rekabette-ustunlugun-sirri-insan/</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı Rekabette Üstünlüğün Sırrı İNSAN
Kitabın Yazarı Jeffrey PFEFFER
Yayınevi ve Adresi Gençlik Yayınları A.Ş. Medya Plaza Basın Ekspres Yolu 34540 Güneşli / İSTANBUL
Basım Yılı 1995

KİTABIN ÖZETİ :
Özellikle 1980&#8243;li yılların sonlarından itibaren şirketler arası rekabet küresel bir boyut kazanmıştır. İşletmeler rakiplerine karşı bu kıran kırana savaş içerisinde rekabet üstünlüğü sağlamak için çeşitli yöntemler kullanmışlar ve kullanmaktadırlar.
Michael [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kitabın Adı <a href="http://www.okuldersi.com/yazili-sorusu/rekabette-ustunlugun-sirri-insan">Rekabette Üstünlüğün Sırrı İNSAN</a><br />
Kitabın Yazarı Jeffrey PFEFFER<br />
Yayınevi ve Adresi Gençlik Yayınları A.Ş. Medya Plaza Basın Ekspres Yolu 34540 Güneşli / İSTANBUL<br />
Basım Yılı 1995</p>
<p><span id="more-5400"></span></p>
<p>KİTABIN ÖZETİ :</p>
<p>Özellikle 1980&#8243;li yılların sonlarından itibaren şirketler arası rekabet küresel bir boyut kazanmıştır. İşletmeler rakiplerine karşı bu kıran kırana savaş içerisinde rekabet üstünlüğü sağlamak için çeşitli yöntemler kullanmışlar ve kullanmaktadırlar.</p>
<p>Michael Porter&#8221;a göre rakiplerinize karşı sürdürülebilir bir rekabet üstünlüğü sağlayabilmek şu hususlara bağlıdır;</p>
<p>Endüstriye yeni rakiplerinizin girmesi durumunda karşılaşacakları engellerin niteliği,</p>
<p>Alternatif ürünlerin tehdidi,</p>
<p>Alıcıların pazarlık gücü,</p>
<p>Tedarikçilerin pazarlık gücü,</p>
<p>Mevcut rakipler arasındaki rekabet düzeyi.</p>
<p>Yazar Plenum Publishing, Circuit City, Tyson Foods, Wal-Mart ve Southwest Havayolları&#8221;nın yukarıdaki geleneksel yöntemlerle açıklanamayacak başarılar sağladığını ve 1972-1992 yılları arasındaki 20 yıllık sürede % 21.775 &#8220;lere varan kâr yüzdelerine ulaştıklarını belirtiyor. Peki bu başarının altında yatan sebep ne olabilir ?</p>
<p>Bu başarının temelinde taklit edilmesi güç şeylere sahip olmak yatıyor. General Motors 1980&#8243;lerde 40 milyar $ harcayarak fabrikalarındaki bütün araç parkını yeniledi. Bu yatırım ile Honda ve Nissan şirketlerini toptan alabilecek kadar büyük bir maliyetin altına girmişti. Amaç, rakiplerine karşı teknolojik üstünlük kurarak rekabet avantajı elde etmekti. Oysa bu teknolojiyi kendisi üretmediğinden bir başka rakibi de aynı parayı vererek bu teknolojiye sahip olabilirdi. Yani, teknoloji tek başına rekabette üstünlük yaratacak bir faktör olamazdı.</p>
<p>Rekabet avantajı sağladığı düşünülen &quot;korumacı ve düzenlenmiş pazarlar&quot; ile &quot;mali kaynaklara ulaşabilme&quot; faktörleri de dünyanın hızla küreselleşmesi sonucu etkisini yitirmiştir. Artık, pazarlar yüksek gümrük duvarları ile korunamamaktadır. Aynı şekilde ticari değeri olan bütün fikirlere uluslar arası mali sistemden istedikleri kadar mali kaynak sağlanabilmektedir. İşte bu noktada, daha önceleri detay veya maliyet unsuru olarak görünen ancak rekabette üstünlüğün temelini oluşturduğu son yıllarda anlaşılan işletmelerin insan sermayesi ve şirketin yönetim felsefesi öne çıkmaktadır. Çünkü yukarıda sayılan diğer bütün faktörler rakiplerimiz tarafından kolaylıkla elde edilebilecekken, iyi eğitilmiş ve işletme felsefesini benimsemiş işgücü ile şirketimizin yönetim felsefesini rakiplerimizin taklit etmeleri çok daha zor ve uzun süreli olacaktır. Yazara göre başarılı olan şirketlerin temelinde çalışanlarına verdikleri önem ve etkili bir insan kaynakları yönetimi yatmaktadır.</p>
<p>Yazar etkili insan kaynakları yönetiminde ise şu hususlara önem vermiş ve çeşitli şirketlerden verdiği örneklerle açıklamıştır ;</p>
<p>İş güvencesi</p>
<p>İşe almada seçicilik</p>
<p>Teşvik primi</p>
<p>Elemanların kuruma ortaklığı</p>
<p>Bilgi paylaşımı</p>
<p>Katılım ve yetkilendirme</p>
<p>Ekipler ve işlerin yeniden tasarlanması</p>
<p>Eğitim ve beceri gelişimi</p>
<p>Çapraz kullanım ve çapraz eğitim</p>
<p>Simgesel eşitlik</p>
<p>Ücretlerin yakınlaştırılması</p>
<p>Şirket içinden yükselme</p>
<p>Uzun vadeli bakış açısı</p>
<p>Uygulamaların Ölçülmesi</p>
<p>Bütünlük felsefesi</p>
<p>Sonuç olarak, işletmelerin çalışanlarına bir makine olarak bakmak yerine onların işletmenin en önemli paydası olduğunu bilmeleri ve onları aynı yolda omuz omuza yürüyen iş ortakları olarak görmeleri kendilerine uzun vadeli bir rekabet avantajı sağlayacaktır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/rekabette-ustunlugun-sirri-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitabın Adı Şark Yıldızı, Cilt: I.</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/kitabin-adi-sark-yildizi-cilt-i/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/kitabin-adi-sark-yildizi-cilt-i/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 03:15:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt: I.]]></category>
		<category><![CDATA[Kitabın Adı Şark Yıldızı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/kitabin-adi-sark-yildizi-cilt-i/</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı Şark Yıldızı, Cilt: I.
Kitabın Yazarı Hikmet ILGAZ
Yayınevi ve Adresi Berikan Yayınları, Ankara
Basım Yılı 2001

KİTABIN ÖZETİ
Birinci Dünya Savaşı sırasında Van&#8221;da yaşayan bir ailenin serüvenini anlatan bu roman; o dönemde yaşanan Türk-Ermeni ilişkilerini, Ermenilerin Van&#8221;da çıkardıkları isyanları, bu isyanlar sırasında Türkleri nasıl katlettiklerini anlatmaktadır.
Eser, anılara ve yaşanmış gerçek olaylara dayandığı için âdeta tarihin romanı olmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kitabın Adı Şark Yıldızı, <a href="http://www.okuldersi.com/yazili-sorusu/cilt-i">Cilt: I.</a><br />
Kitabın Yazarı Hikmet ILGAZ<br />
Yayınevi ve Adresi Berikan Yayınları, Ankara<br />
Basım Yılı 2001</p>
<p><span id="more-5399"></span></p>
<p>KİTABIN ÖZETİ</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında Van&#8221;da yaşayan bir ailenin serüvenini anlatan bu roman; o dönemde yaşanan Türk-Ermeni ilişkilerini, Ermenilerin Van&#8221;da çıkardıkları isyanları, bu isyanlar sırasında Türkleri nasıl katlettiklerini anlatmaktadır.</p>
<p>Eser, anılara ve yaşanmış gerçek olaylara dayandığı için âdeta tarihin romanı olmaktadır. Tarihî olaylar, anı-roman üslubunda aktarılmaktadır. Ermeni sorununun tüm çıplaklığı ile anlatıldığı bu eser, özellikle genç nesillerin o dönemde yaşananları olduğu gibi öğrenmesine vesile olmaktadır.</p>
<p>Van&#8221;da öğretmenlik yapan bir Türk ve onun ailesinin yaşadıkları esas alınarak, Van&#8221;da Türk ve Müslüman halkın savaş içinde çektiği sıkıntılar çok büyük boyutlara ulaşmış idi. Şehrin güvenliğini sağlamakla yükümlü olan bazı birliklerin de Kafkas Cephesi&#8221;ne gönderilmesi üzerine Van, tamamen Ermeni terör örgütlerinin insafına terk edilmiş oluyordu.</p>
<p>Ermeni terör örgütleri, şüphesiz bu fırsatı kaçırmadılar. Ermeni mahallesinden başlamak üzere isyan bayrağını açtılar. Bu arada, Türklerin yaşadığı bazı evleri ele geçirdiler. Vilayete saldırdılar. Valinin başkanlığında toplanan Türk halkı, kendi kendilerini müdafaa etmek için acilen bazı tedbirler aldılar. Bir evin bir bölümünü yaralıların tedavisi için hastane haline getirdiler.</p>
<p>Çok az bir kuvvetle ve profesyonel olmayan insanlarla şehri Ermenilere karşı savunmaya çalışan Türkler, canlarını, mallarını ve namuslarını korumaya çalışıyorlardı. Daha düne kadar birlikte yaşadıkları, Türklerin her türlü hak ve özgürlüğü tanıdığı komşuları Ermeniler, şimdi düşman olmuşlar, silâha sarılmışlar, &quot;kırk asırlık Türk yurdu&quot;nda bir Ermeni devleti kurmaya uğraşıyorlardı. Gözleri dönmüş gibi, kan akıtıyorlar, Türk ve Müslüman ahalinin her şeyine tecavüz ediyorlardı.</p>
<p>Bütün bunlara rağmen, çoluk-çocuk, erkek-kadın, genç-yaşlı, can havli ile düşmana karşı koymaya çalışan Türk halkı, yeni bir bela ile karşı karşıya kaldı. Bir süredir Kotur&#8221;u alarak burada duran Rus orduları, 1915 Mayıs&#8221;ının yedinci günü İran sınırını geçerek, Tımar-Saray-Muradiye güzergahından ilerleyerek Van&#8221;ı üç taraftan kuşattılar. Adilcevaz&#8221;ı da işgal ederek yakan Ruslar, Van&#8221;a dayandılar.</p>
<p>Van Türk halkı, valinin başkanlığında yaptıkları toplantıda şehri terk etme kararı aldılar. Bunun üzerine halk ikiye ayrıldı. Bir kısım insan hicrete evet derken, bir kısım insan da ne olursa olsun kalıp, ecdat yadigarı topraklarını kanlarının son damlasına kadar savunmak istediklerini bildirdiler.</p>
<p>Kalmak isteyenlerin gerekçeleri romanda Rasih Hoca&#8221;nın ağzından şu şekilde verilmektedir: &quot;Bu binlerce masumun mübarek kanları vatanın bu parçasını millî tarihe kenetleyen vakur, muhteşem bir kahramanlık teşkil edecektir. Evlatlarımız, babalarının, analarının, kardeşlerinin şehit olduğu bu toprakların düşman elinde kalmasından utanarak gayretlerini artıracaklardır. Ne yapalım başka bir şeye iktidarımız olmadığı için biz de vatana olan borcumuzu kanımızla ödemeye çalışmaktayız&#8230;&quot;</p>
<p>Romanın birinci cildi, bu göç olayının anlatımı ile sona ermektedir. Eser, çarpıtılan tarih ile bugün dünya kamuoyunu yanıltmaya çalışan Ermenilerin gerçek yüzünü ve tarihte yaşanan o olaylarda gerçek mağdurun kimler olduğunu çok güzel bir şekilde aktarmaktadır.</p>
<p>Bütün bu özellikleri ile bu romanın en kısa sürede senaryolaştırılıp filminin yapılması gerekmektedir. Böylece hem iç hem de dış kamuoyuna &quot;Ermeni Sorunu&quot;nun ne olduğu daha iyi anlatılabilir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/kitabin-adi-sark-yildizi-cilt-i/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Miskinler Tekkesi</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/miskinler-tekkesi/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/miskinler-tekkesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 03:14:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Miskinler Tekkesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/miskinler-tekkesi/</guid>
		<description><![CDATA[REŞAT NURİ GÜNTEKİN Şimdi olduğu gibi çocukken de pek canımın kıymetini bilirdim. Koşmaca, kaydırak, birdirbir gibi oyunlar asla işime gelmezdi. Akşam üstleri açılır &#8211; kapanır iskemlemi konağın bahçe kapısına kurar, vücuduma göre çok kocaman olan başımı mutfağın sarmaşıklarla kaplı duvarına yaslayarak karşı viranede oynayan çocukları seyrederdim. Çocuklar, kendileri gibi başkalarına da rahmi olmayan, hasbetenlillâh kötülük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>REŞAT NURİ GÜNTEKİN Şimdi olduğu gibi çocukken de pek canımın kıymetini bilirdim. Koşmaca, kaydırak, birdirbir gibi oyunlar asla işime gelmezdi. Akşam üstleri açılır &#8211; kapanır iskemlemi konağın bahçe kapısına kurar, vücuduma göre çok kocaman olan başımı mutfağın sarmaşıklarla kaplı duvarına yaslayarak karşı viranede oynayan çocukları seyrederdim. Çocuklar, kendileri gibi başkalarına da rahmi olmayan, hasbetenlillâh kötülük yapmaktan zevk duyan küçük canavarlardır. Hiç sebep yokken arada bir bana da sataşırlar, fesimi kaparlar, yüzüme toprak atarlar, altımdan iskemlemi çekerlerdi. Gene şimdi olduğu gibi o zaman da gücüm, kuvvetim yerindeydi. Hangisini istesem, evvelallah, ayağımın altına alır evire çevire tepeliyebilirdim. Fakat bunun için yerimden kalkmak, koşmak, toz toprak içinde yuvarlanmak gibi bir sürü lüzumsuz hareket yapmak lâzımdı. Ancak değer mi? Hayvan yavruları gibi ne yaptıklarını, ne istediklerini bilmiyen birtakım abuk sabuk mahlûklara uyarak tatlı canımı sıkıntıya sokmaktan ne çıkacak? — Ne mi çıkacak? Sana yapılan haksızlığın altında kalmamış olacaksın. Elin, ayağın biraz zedelense de yüreğin ferahlayacak&#8230; Belki hakkınız var. intikam duygusu asîl bir duygudur. Asil dediğimiz insan; şahsına, onuruna, mal ve canına yapılan tecavüzlere karşı aşın bir titizlik ve hazım sizliği olan insanlardır. Ancak kızdırılan hayvanlar da başka türlü mü yaparlar ya? Kedinin en miskinine, kö- peğin en dalkavuğuna haddin varsa, bir parça takıl&#8230; Velinimeti bile olsan hemen öfkelenir; dişiyle, tırnağiyle karşı koymağa kalkar. Hayvanların en asîlî olan at, onlardan da mantıksızdır. Önündekinin bir hareketinden pirelendiği zaman arkasındaki hiç suçu, günahı olmayan biçareyi çiftelemeğe kalkar. Hele devenin kendisine fenalık yapanı zamanla da affetmediği, bir aşiret reisi seba-tiyle kin güttüğü meşhurdur </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/miskinler-tekkesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prıncıples Of Operatıons Research For Management</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/principles-of-operations-research-for-management/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/principles-of-operations-research-for-management/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 03:13:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Roman Özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5396</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı Prıncıples Of Operatıons Research For Management
Kitabın Yazarı Frank S. BUDNICK, Dennıs MCLEAVY, Richard MOJENA
Yayınevi ve Adresi Homewood, Illıonıs, A.B.D
Basım Yılı 1988

KİTABIN ÖZETİ
Kitabın amacı, etkili kararlar vermede yöneylem araştırmasının sağlayabileceği katkıları göstermektir. Kitap, yöneylem araştırması sürecinin açıklandığı ve tekniklerin anlatıldığı on sekiz bölümden oluşmaktadır.
Birinci bölümde çeşitli örnekler üzerinde genel olarak model kurma ve modellerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="post_message_10392">Kitabın Adı Prıncıples Of Operatıons Research For Management<br />
Kitabın Yazarı Frank S. BUDNICK, Dennıs MCLEAVY, Richard MOJENA<br />
Yayınevi ve Adresi Homewood, Illıonıs, A.B.D<br />
Basım Yılı 1988</p>
<p><span id="more-5396"></span></p>
<p>KİTABIN ÖZETİ</p>
<p>Kitabın amacı, etkili kararlar vermede yöneylem araştırmasının sağlayabileceği katkıları göstermektir. Kitap, yöneylem araştırması sürecinin açıklandığı ve tekniklerin anlatıldığı on sekiz bölümden oluşmaktadır.</p>
<p>Birinci bölümde çeşitli örnekler üzerinde genel olarak model kurma ve modellerin çözümünde kullanılacak matematiksel tekniklerden nasıl faydalanılacağı anlatılmaktadır. İkinci bölümde ise matematik konularının (özellikle türev ve ilgili hususlar) klasik optimizasyon problemlerinin çözümünde kullanılması örneklerle açıklanmaktadır.</p>
<p>Üçüncü ve dördüncü bölümlerde, doğrusal programlama modellerinin varsayımları, temel kuralları, uygulama alanları ve çeşitli çözüm yöntemleri açıklanmaktadır. Burada, yöneylem araştırmasının en önemli hususu olan modelleme üzerinde durulmakta, özellikle gerçek hayatta karşılaşılabilen çeşitli karar problemlerinin doğrusal programlama modellerinin oluşturulması, seçilmiş örnek problemler üzerinde anlatılmaktadır. Daha sonra iki değişkenli küçük problemlerin çözümünde kullanılabilen ve çözüm yaklaşımının anlaşılmasında önemli rol oynayan grafik çözüm metodu anlatılmaktadır. Grafik yaklaşım üzerinde geometrik olarak çözüm sürecinin nasıl geliştiği ve buna paralel olarak da problemin çeşitli özelliklerinin değişimi gösterilmektedir.</p>
<p>Beşinci bölümde, problemi çözmek kadar önemli olan ve çözüm sonrası analizi olarak adlandırılan duyarlılık analizi ile ilgili hususlar açıklanmaktadır. Burada model oluşturulduktan ve optimal çözüm elde edildikten sonra problemle ilgili önemli değerleri (eldeki kaynak miktarı, birim fayda ve maliyet gibi) temsil eden parametrelerde koşullara bağlı olarak çeşitli değişiklikler olabileceği vurgulanmaktadır. Daha sonra yeniden model oluşturmayı veya modeli yeniden çözmeyi gerektirmeden eldeki çözüm üzerinde bu tip değişikliklerin çözüme etkisinin nasıl bulunacağı ve buna göre çözümün ve bundan sonraki uygulamanın nasıl güncelleştirilebileceği açıklanmaktadır.</p>
<p>Bu bölümde ayrıca problemin ait olduğu organizasyonun sahip olduğu kaynakların ekonomik açıdan değerinin incelenmesinde önemli rol oynayan ve probleme farklı bir bakış açısını yansıtan dual modeller tanıtılmakta ve asıl (primal) modeller ile dual modeller arasındaki simetrik ilişki örneklerle gösterilmektedir.</p>
<p>Beşinci bölümde, doğrusal programlama problemlerin en önemli ve en genel (her probleme uygulanabilen) çözüm yöntemi olan simpleks metodu tanıtılmaktadır. Bu bölümde çeşitli yapılardaki doğrusal programlama (&amp;quot;=&amp;quot;, &amp;quot;?&amp;quot; ve &amp;quot;?&amp;quot; kısıtları içeren minimizasyon ve maksimizasyon) problemlerinin, standart yapı adı verilen ve simpleks metodunu uygulayabilmek için gerekli olan yapıya nasıl dönüştürüleceği gösterilmekte ve daha sonra bu yapı üzerinden simpleks metodunun uygulanması anlatılmaktadır. Son olarak da, simpleks metoduyla elde edilen optimal çözüm üzerinden duyarlılık analizinin nasıl yapılacağı anlatılmaktadır.</p>
<p>Kitabın diğer bölümlerinde ise çeşitli yapıdaki problemlere özgü olarak geliştirilen spesifik çözüm teknikleri ve yaklaşımları ile ilgili olarak önce teorik hususlar açıklanmakta ve daha sonra da bunlar örnek problemler üzerinde uygulamalı olarak anlatılmaktadır.</p>
<p>Yedinci bölümden on birinci bölüme kadar olan bölümlerde yapı itibarıyla doğrusal ve deterministik olan modeller olan ulaştırma ve atama problemleri, tamsayılı programlama modelleri, çok amaçlı karar verme modelleri ve şebeke modelleri anlatılmakta ve her tip problem için geliştirilmiş olan özel çözüm algoritması tanıtılmaktadır.</p>
<p>On birinci bölüm ile on yedinci bölüm arasında ise doğrusal olmayan hususları da içerebilen ve stokastik yönleri de bulunan problemlerin çözümünde kullanılmak üzere geliştirilen teknik ve çözüm yaklaşımları (proje yönetimi, dinamik programlama, karar analizi, Markov süreçleri, stok modelleri, kuyruk modelleri ve simülasyon) anlatılmaktadır.</p>
<p>Son bölümde ise yöneylem araştırmasının problem çözme ve karar vermedeki önemi bir kez daha vurgulanmakta, bugüne kadar organizasyonlarda bu yaklaşımın nasıl uygulandığı ve başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için nelere dikkat edilmesi gerektiği tartışılmaktadır.</p>
<p>Kitap, sonuç olarak içerdiği tekniklerin belli bir seviyeye kadar teorisini anlatmakla birlikte çok sayıda ve kolay anlaşılabilir örnek problemler üzerinde bu tekniklerin uygulanmasını açık ve anlaşılabilir bir şekilde sunmaktadır. Ayrıca çeşitli bölümlerin içerisinde, gerçek hayatta uygulanmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiş veya elde edilmesi beklenen tekniklerden bahsetmek suretiyle de bu alanlarda motivasyonu artırıcı bir yaklaşım sergilemektedir.</p></div>
<p><!-- / message --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/principles-of-operations-research-for-management/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hepsinden Acı-Halit Ziya Uşakligil</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/hepsinden-aci-halit-ziya-usakligil/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/hepsinden-aci-halit-ziya-usakligil/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 04:00:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap-Roman Özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5392</guid>
		<description><![CDATA[Hepsinden Acı-Halit Ziya Uşakligil
KİTABIN ADI HEPSİNDEN ACI
KİTABIN YAZARI HALİT ZİYA UŞAKLIGİL
YAYIN EVİ VE ADRESİ İNKILAPKİTABEVİ
BASI YILI 1984

KİTABIN KONUSU:
‘Hepsinden Acı’ içinde kısa hikayelerin oldugu bir kitaptır. Genelde bu hikayelerin konusu insanların başından geçen acılı ,dramatik olaylardır.
KİTABIN ÖZETİ:
Hepsinden Acı:Galip Ferruh heyecan dolu, zeki,genç bir adamdır.Kötü bir ahyat kadınıne aşık olur ve onunla yaşamaya başlar.Hayat hiçde Ferruh’un umduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepsinden Acı-Halit Ziya Uşakligil</p>
<p>KİTABIN ADI HEPSİNDEN ACI<br />
KİTABIN YAZARI HALİT ZİYA UŞAKLIGİL<br />
YAYIN EVİ VE ADRESİ İNKILAPKİTABEVİ<br />
BASI YILI 1984</p>
<p><span id="more-5392"></span></p>
<p>KİTABIN KONUSU:</p>
<p>‘Hepsinden Acı’ içinde kısa hikayelerin oldugu bir kitaptır. Genelde bu hikayelerin konusu insanların başından geçen acılı ,dramatik olaylardır.</p>
<p>KİTABIN ÖZETİ:</p>
<p>Hepsinden Acı:Galip Ferruh heyecan dolu, zeki,genç bir adamdır.Kötü bir ahyat kadınıne aşık olur ve onunla yaşamaya başlar.Hayat hiçde Ferruh’un umduğu gibi gitmez.Hikaye ferruh’un kadını öldürmesiyle sonuçlanır.<br />
Dilhoş Dadı:Yazar küçük bir çocuk iken Dilhoş adında zenci bir dadısı vardır.Dilhoş dadı onu her türlü olumsuzluklara karşı ve anne babasını cezalarına karşı korur.Dilhoş dadı ile yazar arasında mükemmel bir sevgi bağı vardır.Fakat bir gün dadıb hastalanır ve evden uzaklaşmak zorunda kalır.Bu olay onu üzüntüye sokacaktır.<br />
Mayıs Pazarı:Katina istanbul’da yaşayan zengin bir Rum kadınıdır kocasının ölümü onun hayatında fazla bir değişime sebep olmayacaktır.Hayatını mutlu bir şekilde sürdürmeye devam edecektir.<br />
Acı Sadaka:Zehra çok güzel ve genç bir kızdır .Babası ölmüş, annesi ve dayısıyla beraber yaşamaktadır.Bekir adında genç bir delikenkıya aşıktır ve evlenecektir.Bekir askere gider.Bu arada Zehra çiçek hastalığına yakalanır ve kör olur.Annesinin ölümü kaderin Zehraya vurduğu başka bir darbedir.Dayısı Zehrayı bir dilenci olarak çalıştırmaya zorlar.Bekir askerden döndüğünde eski Zehrayı bulamayacaktır.<br />
Üç Mektup:Baskılı yönetimin gizli polis baskıları bir gencin ruhu üzerinde iç yıkımları doğurur.Olaylar onu deliliğe hatta ölüme kadar götürür.<br />
Tatlı Rüya:Adnana bir şairdir ve son yazdığı kitaptan gelir beklemektedir.Busayede arkadaşlarına verdiği sözü yerine getirecek ve karısına çok almak istediği hediyeyi alabilecektir.Fakat satışlar umduğu gibi gitmemiştir ve çok az kitap satmıştır.Artık sadece mutluluğun parayla olabileceğine inanmaya başlamıştır.</p>
<p>KİTABIN ANA FİKRİ:</p>
<p>Hayatta yapılan bazı hatalar kişinin sonunu hazırlayabilir.</p>
<p>KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ</p>
<p>Galip Ferruh: Yaşam dolu,genç, zengin bir delikanlıdır. Fakat yanlış bir kadına aşık olması onun sonu olmuştur.</p>
<p>Dilhoş Dadı: Sahibine bağlı fakat gizemli birisidir. Büyü yaptıgı düşünülür. Fakat hastalıga yakalanıp evden ayrılmak zorunda kalması onun değişik duygular içine sokacaktır.</p>
<p>Katina: Şişman, sevimli bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra değişik duygular içerisine girmiş fakat hayattan kopmamıştır.</p>
<p>Zehra: genç, güzel bir kızdır. Fakat kaderin sürüklediği yolda kaybolup gitmiştir.</p>
<p>Bekir: Genç, gözü yükseklerde olmayan bir delikanlıdır. Zehra’ yı o kör haliyle bile kabul etmeye hazırdır.</p>
<p>Adnan: Şairdir ve gelecekten umutlu biridir.</p>
<p>KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER</p>
<p>Kitap akıcı bir uslupla yazılmıştır. İçindeki olaylar insanı hayatın ta içine ve gerçeklerine sürüklemekte ve ders vermektedir.Yazar kahramanlarının psikolojik hallerini çok iyi tahlil etmiştir.</p>
<p>YAZAR HAKKINDA BİLGİ:</p>
<p>1867’ de İstanbul’ da doğdu. Mahalle mektebinden sonra Fatih Rüştiyesine gitti. Tüccar olan babasının işlerinin bozulması üzerine, 1879’ da İzmir’e yerleştiler. Halit Ziya orada bir süre rüştiyeye, sonra da Fransızca öğrenmesi için rahipler okuluna gönderildi. Fransızcadan ilk çevirilerini bu yıllarda yaptı. 1884’de Nevruz dergisini, 1886’da da Hizmet gazetesini çıkarttı. İlk romanlarını burada yayımladı. Okulu bitirdikten sonra bir yandan İzmir Rüştiyesinde fransızca öğretmenliği yaparken, bir yandan da Osmanlı Bankası’nda memurluk yaptı. 1893’de Reji İdaresinde baş katiplik göreviyle İstanbul’a geldi. Hüseyin Siret, Mehmet Rauf, Rıza Tevfik, Hüseyin Cavit, Ahmet Rasim gibi yazarlarla dostluk kurdu ve 1896’da Edebiyat-I Cedide topluluğuna katılarak Servet-I Funun dergisinde kendine geniş ün saglayan romanlarını yayımladı. 1901-1908 arasında yazarlıgı bıraktıysa da ikinci meşrutiyet döneminde yeniden başladı.Son yıllarını Yeşilköy’deki evinde anıların yazarak geçirdi.Batılı manadaki Türk Romanını öncüsü sayılmıştır 22.Mart.1945’de İstanbulda öldü. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/hepsinden-aci-halit-ziya-usakligil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
