<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konular Sınavlar Yazılı Soruları ve Cevapları &#187; Türkçe</title>
	<atom:link href="http://www.okuldersi.com/dersler/ilkogretim-dersleri/turkce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okuldersi.com</link>
	<description>Edebiyat Matematik İngilizce Fizik Kimya Biyoloji</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 02:55:28 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>CÜMLE ANLAMI,cümlede anlam</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/cumle-anlamicumlede-anlam/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/cumle-anlamicumlede-anlam/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 03:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5368</guid>
		<description><![CDATA[CÜMLE ANLAMI
 
Cümle, yargı bildiren sözcük ya da söz öbeğidir.
Bir sözün yargı bildirmesi, şahıs ve kip bildirecek biçimde çekimlenmesine bağlıdır. Bu özelliği gösteren tek bir sözcük cümle olabileceği gibi, birbirini tamamlayan birçok sözcük de cümle özelliği gösterebilir.

Bu açıdan,
&#8220;Çalışıyorum.&#8221; sözcüğü,
&#8220;Çalışkanım.&#8221; sözcüğü de cümledir.
&#8220;Yarınki sınava hazırlanıyorum.&#8221; da cümledir.
Cümle anlamında cümlelerin anlamca eşleştirilmesi, cümle tamamlama ve cümle oluşturma gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CÜMLE ANLAMI<br />
 <br />
Cümle, yargı bildiren sözcük ya da söz öbeğidir.</p>
<p>Bir sözün yargı bildirmesi, şahıs ve kip bildirecek biçimde çekimlenmesine bağlıdır. Bu özelliği gösteren tek bir sözcük cümle olabileceği gibi, birbirini tamamlayan birçok sözcük de cümle özelliği gösterebilir.</p>
<p><span id="more-5368"></span></p>
<p>Bu açıdan,</p>
<p>&#8220;Çalışıyorum.&#8221; sözcüğü,</p>
<p>&#8220;Çalışkanım.&#8221; sözcüğü de cümledir.</p>
<p>&#8220;Yarınki sınava hazırlanıyorum.&#8221; da cümledir.</p>
<p>Cümle anlamında cümlelerin anlamca eşleştirilmesi, cümle tamamlama ve cümle oluşturma gibi konular üzerinde duracağız.</p>
<p>Şimdi cümlelerin anlamsal özellikleri üzerinde duralım.</p>
<p> </p>
<p>TANIMLAMA</p>
<p>Bir şeyin ne olduğunu anlatan cümleler tanım cümleleridir.</p>
<p>Tanım cümleleri, &#8220;Bu nedir?&#8221; sorusuna cevap verir.</p>
<p>&#8220;İsimlerin özelliğini belirten sözcüklere sıfat denir.&#8221;</p>
<p>cümlesinde tanım yapılmıştır. Bu cümleye sorduğumuz, &#8220;Sıfat nedir?&#8221; sorusuna cevap alabiliyoruz: İsimlerin özelliğini belirten sözcüklerdir.</p>
<p>&#8220;Sıfatlar çekim eklerini almaz.&#8221;</p>
<p>cümlesinde ise tanım yoktur. Çünkü bu cümleye &#8220;Sıfat nedir?&#8221; sorusun yönelttiğimizde cevap alamıyoruz.</p>
<p> </p>
<p>ÜSLÛP</p>
<p>Sanatçının dili kullanma biçimi, anlatım şekli üslûbu oluşturur.</p>
<p>Bir eserin cümlelerin uzunluğu, kısalığı; sanatçının sözcük seçimi, sanatlı ya da yalın anlatımı üslûp ile ilgilidir.</p>
<p>&#8220;Yazar, öykülerinde anlattığı yörenin konuşma dilini kullanmayı tercih etmiş.&#8221;</p>
<p>cümlesi üslûpla ilgilidir. Çünkü bu cümlede yazarın öykülerinin dilinden; yani anlatımdan söz edilmiştir. Bu da üslûpla ilgilidir.</p>
<p>&#8220;Sanatçı, bu öyküsünde gerçekleri kısa, yalın cümlelerle dile getirmiş.&#8221;</p>
<p>sözü üslûpla ilgilidir. Çünkü bu cümlede yazarın eseri oluşturuş şeklinden söz edilmiştir. Bu da üslup ile ilgilidir.</p>
<p> </p>
<p>KARŞILAŞTIRMA</p>
<p>Bir düşünceyi ya da kavramı daha anlaşılır hâle getirmek için onu başka bir düşünce ya da kavramla herhangi bir yönden değerlendirmeye karşılaştırma denir.</p>
<p>&#8220;Eski İstanbul şimdikine göre daha güzeldi.&#8221;</p>
<p>cümlesinde &#8220;İstanbul&#8221; önceki ve sonraki hâli ile karşılaştırılmıştır.</p>
<p>Karşılaştırma, ortak ya da farklı yönlerden yapılabilir. Örneğin,</p>
<p>&#8220;Selim, derslerde Elif kadar başarılıdır.&#8221;</p>
<p>cümlesinde Selim ve Elif derslerdeki başarıları yönünden karşılaştırılmışlardır.</p>
<p>&#8220;Selim, gezmeyi çok sever, Elif ise kitap okumayı sever.&#8221;</p>
<p>cümlesinde de karşılaştırma vardır. Bu cümlede iki kişi sevdikleri durumlar yönünden karşılaştırılmışlardır.</p>
<p> </p>
<p>YORUM</p>
<p>Söyleyenin bir konu ile ilgili düşüncelerine, sözlerine kendi duygu ve görüşlerini kattığı anlatıma yoruma dayalı anlatım denir.</p>
<p>Yorumlar kişinin kendi beğenisini, kendi görüşünü anlattığından özneldir, kişiye özeldir.</p>
<p>&#8220;Evimin balkonundan bakınca Boğaz&#8217;ın muhteşem güzelliği beni mest ediyor.&#8221;</p>
<p>cümlesinde &#8220;muhteşem güzellik&#8221; sözleri kişinin manzarayı beğendiğini bildirir.<br />
Bu manzarayı herkesin beğenmesi gerekmez ve bu muhteşemliğin kanıtlanmasına da gerek yoktur. Çünkü bu, benim Boğaz&#8217;a bakışımın ifadesidir. Benim Boğaz&#8217;ı değerlendirişimdir. O hâlde bu cümlede yorum söz konusudur.</p>
<p>&#8220;Taraftarlar, şampiyonları havaalanında karşıladı.&#8221;</p>
<p>cümlesinde görülenler anlatılmış, şampiyonların gelişi ile ilgili kişi kendi görüşünü belirtmemiştir. Bu nedenle bu cümlede yorum yapılmamıştır.</p>
<p> </p>
<p>ÖZNEL VE NESNEL YARGILAR</p>
<p>Kimi yargıların kişiden kişiye değişen bir yanı vardır. Bu yargıların doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanamaz.</p>
<p>İşte, söyleyenin kendi görüşünü yansıtan bu tür yargılara öznel yargılar denir.</p>
<p>&#8220;En ilgi çekici edebiyat türü öyküdür.&#8221;</p>
<p>cümlesinde beğeni ifadesi, söyleyenin yorumuna bağlıdır ve bu yorum kişiden kişiye değişir. Bu cümledeki yargıyı kanıtlamak mümkün değildir. kimisi romanı, kimisi tiyatroyu ilgi çekici bulabilir.</p>
<p>Kimi yargılar ise kanıtlanabilir bir nitelik taşır. Bu tür yargıların doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmez. Söyleyenin yorumunu içermeyen bu tür yargılara nesnel yargı denir.</p>
<p>&#8220;Yüzüklerin Efendisi filmi gişe rekorları kırdı.&#8221;</p>
<p>cümlesi nesneldir. Çünkü filmin çok izlenip izlenmediği çok rahat kanıtlanabilir.</p>
<p>&#8220;En güzel renk pembedir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu sanatçının sesine bayılıyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu sanatçının romanlarında insanı büyüleyen bir anlatım var.&#8221;</p>
<p>cümleleri söyleyenin kişisel görüşünü anlatan öznel yargılardır.</p>
<p>&#8220;İstanbul Türkiye&#8217;nin en kalabalık şehridir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sanatçının son kitabı çok sattı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Yazar romanlarındaki kahramanları çoğunlukla kadınlardan seçmiş.&#8221;</p>
<p>cümleleri ise kanıtlanabilir bir nitelik taşıyan nesnel yargılardır.</p>
<p> </p>
<p>KOŞUL CÜMLESİ</p>
<p>Bir yargının ya da eylemin gerçekleşebilmesi için öne sürülen şartın olduğu cümlelere koşul cümleleri denir.</p>
<p>Bu tür cümlelerde söz konusu yargının gerçekleşmesi bir şarta bağlanmıştır. Bu şart gerçekleşmezse yargı da gerçekleşmez.</p>
<p>&#8220;Biraz düşünürsen nerede yanıldığını anlarsın.&#8221;</p>
<p>cümlesinde &#8220;nerede yanıldığını anlama&#8221;, &#8220;düşünme&#8221; şartına bağlanmıştır.</p>
<p>Bu cümleye göre yargının gerçekleşmesi &#8220;düşünme&#8221; nin gerçekleşmesine bağlıdır. Kişi düşünmezse bu da geçekleşmeyecektir.</p>
<p>&#8220;Çim makinesini yarın vermek üzere aldım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ödevini yaparsan gezmeye gideriz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu konuyu hepiniz anlayacaksınız, yalnız beni dikkatle dinlemelisiniz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Mektubu okuyunca ne demek istediğimi anlarsın.&#8221;</p>
<p>cümlelerinde koşul anlamı vardır.</p>
<p> </p>
<p>GEREKÇELİ YARGI</p>
<p>Herhangi bir davranışın, eylemin, isteğin yapılmasını gerekli kılan nedenle verilmesi ile oluşan yargılara gerekçeli yargılar denir.</p>
<p>Gerekçeli anlatıma nedene bağlı anlatım da denir. Bu tür yargılar eyleme sorulan &#8220;niçin&#8221; sorusu ile bulunabilir.</p>
<p>&#8220;Derslerine düzenli çalıştığından sınavda başarılı oldu.&#8221;</p>
<p>&#8220;Uyanamadığından derse geç kalmış.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu akşam toplantıya katılamayacağım, misafirlerim gelecek.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bugün pazar olmasaydı bütün mağazalar açık olurdu.&#8221;</p>
<p>cümlelerinde neden &#8211; sonuç ilişkisi vardır.</p>
<p> </p>
<p>ÖNERİ</p>
<p>Herhangi bir şeyde görülen eksikliğin nasıl giderilebileceğini bildiren cümlelere öneri denir.</p>
<p>&#8220;Kitabın sonuna yararlanılan kaynaklar eklenirse, okuyucuya daha yararlı olur.&#8221;</p>
<p>cümlesinde kitabın sonunda kaynakların olmaması bir eksiklik olarak görülmüş ve bunun giderilmesi için öneride bulunulmuştur.</p>
<p>&#8220;Plânınızın yeniden gözden geçirmenizin doğru olacağı düşüncesindeyim.&#8221;</p>
<p>&#8220;Günün belli saatlerinde, belli aralıklarla ders çalışırsan daha iyi olur.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sanatçı, kişisel konuların yanında toplumsal konulara da yer vermelidir.&#8221;</p>
<p>cümlelerinde öneri söz konusudur.</p>
<p> </p>
<p>VARSAYIM</p>
<p>Varsayıma bir olayın gerçek olup olmadığını bilmeden gerçek saymaya varsayım denir.</p>
<p>Bu cümleler &#8220;varsayalım, tut ki, diyelim ki&#8221; sözleri ile oluşturulur.</p>
<p>&#8220;Diyelim ki bu sınavı kazandın.&#8221;</p>
<p>&#8220;Tut ki yüz elli yıl yaşadın.&#8221;</p>
<p>&#8220;Diyelim ki insanlar uzaya şehirler kurdu.&#8221;</p>
<p>cümleleri birer varsayımdır. Burada gerçekleşmeyen bir durum gerçekleşmiş kabul edilip,<br />
o durum üzerinden düşünceler belirtilmiştir.</p>
<p> </p>
<p>TAHMİN</p>
<p>Bir kişinin sonucunu bilmediği bir olay ya da durum ile ilgili nasıl sonuçlanacağına dair kendi görüşünü bildirmeye tahmin denir.</p>
<p>&#8220;Geç kaldık, sanırım Selim gitmiştir.&#8221;</p>
<p>cümlesini düşünelim. Burada henüz Selim&#8217;in gidip gitmediği bilinmiyor. Sadece &#8220;gitmesi&#8221; ile ilgili bir tahminde bulunulmuştur.</p>
<p>&#8220;Kardeşim bu soruların hepsini çözer.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bizim oralara bahar gelmiştir artık.&#8221;</p>
<p>cümlelerinde de tahmin anlamı vardır.</p>
<p> </p>
<p>ATASÖZLERİ</p>
<p>Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri denemelerden ve bunlara dayanan düşüncelerden doğmuş özlü sözlerdir.</p>
<p>Ulusun ortak düşünce, kanış ve tutumunu belirtir, bize yol gösterir atasözleri.</p>
<p>Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir.</p>
<p>Her atasözü, belli bir kalıp içinde, belli sözcüklerle söylenmiş olan donmuş bir biçimdir. Sözcükler değiştirilip yerlerine -aynı anlamda da olsa- başka sözcükler konulamayacağı gibi söz diziminin biçimi de bozulamaz. Örneğin,</p>
<p>&#8220;Derdini söylemeyen derman bulamaz.&#8221;</p>
<p>sözündeki &#8220;derman&#8221; yerine &#8220;ilâç&#8221; getirilemez.</p>
<p>&#8220;Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.&#8221;</p>
<p>sözü de, sözcüklerin sırası değiştirilerek:</p>
<p>&#8220;Elin kapısını çalma, kapını çalarlar.&#8221;</p>
<p>biçiminde söylenemez.</p>
<p>Atasözleri kısa ve özlüdür; az sözcükle çok şey anlatır:</p>
<p>&#8220;Dikensiz gül olmaz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Alet işler, el övünür.&#8221;</p>
<p>&#8220;Taşıma su ile değirmen dönmez.&#8221; gibi.</p>
<p>Atasözleri çoğunlukla mecaz anlamlıdır.</p>
<p>&#8220;Balık baştan kokar.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ak akçe kara gün içindir.&#8221;</p>
<p>atasözlerinde olduğu gibi.</p>
<p>Gerçek anlamını koruyan atasözleri de vardır.</p>
<p>&#8220;Son pişmanlık fayda etmez.&#8221;</p>
<p>&#8220;Dost ile ye iç, alış veriş etme.&#8221;</p>
<p>atasözlerinde olduğu gibi.<br />
 </p>
<p>CÜMLEDE ANLATILMAK İSTENEN</p>
<p>Her yargı belli bir anlamı aktarmak için kurulur. Bu yargıyı aktaran kişinin karşısındakine anlatmak istediği bir anlamı mutlaka vardır. Bu bazen açık olarak verilir, bazen de bir olayın, bir öykünün arkasına gizlenerek verilir. Yani cümlede söylenenle anlatılmak istenen farklı olabilir.</p>
<p>Söylenmek istenen anlam cümlenin ana fikridir diyebiliriz. Bu düşünceyi bulabilmek için cümleye &#8220;Yazar bu cümlede bize ne anlatmak istiyor?&#8221; sorusunu sorabiliriz.</p>
<p>&#8220;Şiire yaşlı bir şair gibi başlamalı, onu genç bir şair gibi devam ettirmeli.&#8221;</p>
<p>Bu cümlede anlatılmak istenen nedir? Burada öncelikle &#8220;yaşlı şair gibi başlama&#8221; ve &#8220;genç şair gibi devam ettirme&#8221; sözlerine açıklık getirmeliyiz. O zaman esas anlatılmak istenen, ortaya çıkacaktır.</p>
<p>&#8220;Yaş&#8221; tecrübenin, &#8220;genç&#8221; de coşkunun, heyecanın sembolüdür. O hâlde şiire başlayan biri tecrübe kazanmalı, deneyimli olmalı, aynı zamanda şiir anlayışını devam ettirecek coşkuya sahip olmalı. Son olarak şunu söyleyebiliriz:</p>
<p>&#8220;Şiirde deneyim ve coşku esastır.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>YAKIN ANLAMLI CÜMLELER</p>
<p>Anlatılmak istenen bir düşünce değişik biçimlerde ifade edilebilir. Bunu ifade ediş biçimi, içinde bulunulan durum, seslenilen kişi gibi birçok etkene göre değişir.</p>
<p>Söyleyişleri farklı, anlatılmak istenenin aynı olduğu bu tür cümlelere yakın anlamlı cümleler denir.</p>
<p>&#8220;Hiçbir suçlu, kendi yargıçlığından kurtulamaz.&#8221;</p>
<p>cümlesini biz aynı anlamı koruyacak şekilde farklı sözcüklerle oluşturabiliriz:</p>
<p>“Suçlular yaşamları boyunca kendilerini yargılar.”</p>
<p>“Suç işleyen her insan bu suçu başkaları bilmese de bu suçun vicdanındaki baskısından kurtulamaz.”</p>
<p> </p>
<p>CÜMLE TAMAMLAMA</p>
<p>Cümle yargı bildiren söz ya da söz öbeğidir. Bir yargının tam olabilmesi için verilmek istenen düşünceyi tam aktarması gerekir. Bunun için de yargı yardımcı unsurlarla zenginleştirilip tamamlanır.</p>
<p>&#8220;Bu durumu ona anlatıncaya kadar&#8230;&#8221; cümlesi aşağıdakilerden hangi sözle tamamlanırsa, anlatılanların güçlükle kabul ettirildiği anlamı oluşur?</p>
<p>Burada yapacağımız, cümleyi düşünmek ve cümleyi hangi sözlerle tamamlarsak istenen anlamı oluşturacağımızı ortaya çıkarmaktır.</p>
<p>Cümlede bir durumun zor kabul ettirilmesi anlamı olacağına göre, bu cümle &#8220;akla karayı seçtim&#8221; sözleri ile tamamlanabilir. Çünkü bu sözler, cümleye &#8220;bir şeyin güçlükle kabul ettirilmesi&#8221; anlamı katmaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>CÜMLENİN KONUSU</p>
<p>Bir yazının olduğu gibi cümlenin de konusu vardır. Cümlenin genelinde üzerinde durulan duygu ya da düşünceler o cümlenin konusunu oluşturur.</p>
<p>“Bu cümlede neyden söz ediliyor?” sorusu, bize o cümlenin konusunu verecektir.</p>
<p>Çocuğa ana dilini, bir işçi elindeki âlet gibi nasıl kullanıldığını ilk öğreten, ona bu dilin türlü hünerlerini; kıvraklığını, zenginliğini, inceliğini ilk öğreten masaldır.</p>
<p>Bu cümlenin genelinde “masal” ın ana dil eğitimindeki yerinden söz edilmektedir. O hâlde bu cümlenin konusu “masalın dil öğrenimine katkısı”dır.</p>
<p>Küçüklükte öğrenilen taş üzerine yazı yazmaya, yaşlılıkta öğrenilen ise su üzerine yazı yazmaya benzer.</p>
<p>Konu: Eğitimin yaşı</p>
<p>İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.</p>
<p>Konu: Alışkanlık.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/cumle-anlamicumlede-anlam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANLATIM BOZUKLUKLARI</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/anlatim-bozukluklari-9/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/anlatim-bozukluklari-9/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 03:49:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/?p=5366</guid>
		<description><![CDATA[ANLATIM BOZUKLUKLARI
 
Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca cümle mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur.

 
1. Gereksiz Sözcüklerin Kullanılması
Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bir cümlede gereksiz sözcük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ANLATIM BOZUKLUKLARI<br />
 </p>
<p>Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca cümle mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur.</p>
<p><span id="more-5366"></span></p>
<p> </p>
<p>1. Gereksiz Sözcüklerin Kullanılması</p>
<p>Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.</p>
<p>“Satıcı burnu havada, kendini beğenmiş biri.”</p>
<p>cümlesinde “burnu havada” sözünün verdiği anlamla “kendini beğenmiş” sözünün verdiği anlam aynıdır. Öyleyse bu cümlede bu iki sözden biri gereksizdir. Cümleden çıkarılmalıdır.</p>
<p>“Yaklaşık beş yıl kadar bu Edirne&#8217;de oturduk.”</p>
<p>cümlesindeki “yaklaşık” sözcüğü ile “kadar” sözcüğü cümleye aynı anlamı katmıştır. Bu nedenle bu iki sözcükte biri cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.<br />
 </p>
<p>Bir cümlenin anlamı içinde bulunan başka bir sözü cümlede kullanmak da gereksiz sözcük kullanımına girer. Cümlede böyle bir sözcük varsa, o cümle de anlatım bakımından bozuktur.<br />
 <br />
“Dışarı çıkmak istediğini kulağıma alçak sesle fısıldadı.”</p>
<p>cümlesindeki “fısıldadı” sözcüğü zaten “alçak sesle” yapılan bir eylemdir. Bu nedenle ayrıca bir “alçak sesle” sözüne gerek yoktur. Bu nedenle bu söz cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.</p>
<p>“Eve arkadaşı ile birlikte geldi.”</p>
<p>cümlesindeki ile edatı cümleye birliktelik anlamı kattığı için ayrıca bir birlikte sözcüğüne gerek yoktur. Bu nedenle bu sözcük cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.</p>
<p> </p>
<p>2. Sözcüklerin Yanlış Anlamda Kullanılması</p>
<p>Bazen sözcükleri yanlış şekilde başka bir anlama gelen bir sözcüğü o anlamının dışında kullanırız. Bu tür kullanımlar cümlenin anlamını etkiler.</p>
<p>“Futbolcu, attığı muhteşem golle takımının galip gelmesine neden oldu.”</p>
<p>cümlesindeki “neden olmak” eylemi daima olumsuz anlamlar verecek biçimde kullanılır. Oysa maçın kazanılması olumlu bir durumdur. Öyleyse “neden oldu” sözü bu cümlede yanlış kullanılmıştır. Bunun yerine cümle “&#8230;gelmesini sağladı.” şeklinde bitirilebilir.</p>
<p>“Tanımadıkları bir ortama gelen kişiler ilk başlarda çekimser olur.”</p>
<p>cümlesindeki “çekimser” sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. Bu sözcük görüş bildirmekten çekinmek anlamındadır. Oysa cümlede verilmek istenen anlam “ürkek, sıkılgan”dır. Öyleyse bu cümlede “çekingen” sözcüğü kullanılmalıdır.</p>
<p> </p>
<p>3. Deyim Yanlışlığı</p>
<p>Bir cümlede deyimin yanlış yerde kullanılması da cümlenin anlamını bozar.</p>
<p>“Başarılı çalışmalarıyla kısa sürede yöneticilerinin gözüne batmayı bilmişti.”</p>
<p>cümlesinde “göze batmak” deyimi yanlış kullanılmıştır. Çünkü bu deyim “başkalarının çekemeyeceği bir yüksekliğe erişmek veya görünüşüyle başkalarını tedirgin etmek” anlamındadır. Yani olumsuz durumları anlatmakta kullanılır. Oysa cümlede, kişinin olumlu bir özelliği anlatılmaktadır. Öyleyse cümlede “çalışkanlığı, becerikliliği ile büyüğünün sevgi ve güvenini kazanmak” anlamına gelen “gözüne girmek” deyimi kullanılmalıydı.</p>
<p> </p>
<p>4. Sözcüklerin Yanlış Yerde Kullanılması</p>
<p>Bazen sözcük doğrudur ancak cümlede bulunduğu yer doğru değildir. Bu durum cümlenin anlamını bozar.</p>
<p>“Yeni durağa varmıştım ki otobüs geldi.”</p>
<p>cümlesinde “yeni” sözünün yeri anlatımda bozukluğa yol açmıştır. Çünkü burada söylenmek istenen, durağın yeniliği değil, durağa varmanın yeni, henüz yapıldığıdır. Cümlenin doğrusu:</p>
<p>“Durağa yeni varmıştım ki otobüs geldi.”</p>
<p>şeklinde olmalıdır.</p>
<p> </p>
<p>5. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması</p>
<p>Anlamca çelişen sözcüklerin aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.</p>
<p>“Şüphesiz Türkiye geleceğin süper bir ülkesi olabilir.”</p>
<p>cümlesindeki “şüphesiz” kelimesi kesinlik anlamında olmasına rağmen; “olabilir” sözcüğü olasılık, ihtimal anlamındadır. Bu nedenle ülkemiz hakkındaki kişinin görüşünde bir çelişki ortaya çıkmaktadır. Bu iki sözcükten biri cümleden çıkarılarak anlatım bzoukluğu giderilebilir.</p>
<p> </p>
<p>6. Tümleç Eksiklikleri</p>
<p>Cümlede, kullanılması gereken bir ögenin bulunmaması, anlatım bozukluğuna yol açar. Bu, daha çok ortak kullanılan ögelerde görülür. Çünkü Türkçe’de her fiil, ögeleri aynı eklerle kendine bağlamaz.</p>
<p>“Türkçe öğretmeninin yanına gitti, bir soru sordu.”</p>
<p>cümlesindeki ögeleri inceleyelim: “gitti” ve “sordu” yüklemdir. Giden ve soran kişi yani “o” gizli öznedir. Yani “o” ögesi her iki yüklemin ortak ögesidir. Bu ortak ögeyi yüklemlerle kullanalım. “Türkçe öğretmeninin yanına gitti.” doğrudur; ancak “Türkçe öğretmeninin yanına soru sordu.” denemez, “Türkçe öğretmenine soru sordu veya ona soru sordu.” olmalı. Yani ikinci cümleye bir dolaylı tümleç gerekmektedir.</p>
<p>“Bebeğe sevgiyle baktı, sevdi.”</p>
<p>cümlesinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluk ikinci cümleye “onu” sözcüğü getirilerek giderilir:</p>
<p>“Bebeğe sevgiyle baktı, onu sevdi.”<br />
 </p>
<p>Sıralı isim cümlelerinde ekfiilin kullanılması da bazen bozukluğa yol açar.<br />
 <br />
“Kardeşimin boyu uzun, kilosu fazla değildi.”</p>
<p>cümlesinde iki yargı vardır: Kardeşimin boyunun uzun olduğu, aynı zamanda kilosunun fazla olmadığı, yani kilosunun az olduğu. Oysa cümlede “uzun” sözcüğü yüklem gibi kullanılmadığından “değildi” edatına bağlanıyor ve böylece çocuğun uzun boylu olmadığı anlamı çıkıyor. Bunu düzeltmek için “uzun” sözcüğü “uzundu” şekline getirilmelidir.</p>
<p> </p>
<p>7. Özne &#8211; Yüklem Uyumsuzluğu</p>
<p>Türkçe&#8217;de bazı özneler olumlu, bazıları olumsuz anlamlar verir. Buna göre yüklemlerin de olumlu, olumsuz çekimlenmesi gerekir.</p>
<p>“Kimse gelmemiş, maça gitmiş.”</p>
<p>cümlesinde “gelmemiş” olanlar ile “gitmiş” olanlar aynı ancak “kimse” olumsuz bir öznedir ve yüklemi daima olumsuz çekimlenir. Oysa “gitmiş” olumlu bir çekimdir. Yani ikinci cümle özneyle uyum sağlamamıştır. Buna “hepsi” şeklinde bir özne getirilmelidir.<br />
 </p>
<p>Cümlede öznenin ifade ettiği şahıslarla yüklemin bildirdiği şahıs arasında bir uyum olmalıdır.<br />
 <br />
“Bu soruyu ancak ben ve sen çözebiliriz.”<br />
                                     (biz)</p>
<p>“Ödülü sadece ben ve sınıf arkadaşım kazanmıştık.”<br />
                                         (biz)</p>
<p>“Sen ve kardeşin hangi okulda okuyorsunuz?”<br />
           (siz)</p>
<p>“Sen hatta hepiniz bana yardım edin.”<br />
             (siz)</p>
<p>“Sen ve arkadaşların beni iyi dinleyin.”<br />
               (siz)</p>
<p>“Kardeşim ve annem okula gitti.”<br />
           (onlar)</p>
<p>cümleleri buna örnektir.<br />
 </p>
<p>Öznenin insan ya da başka varlıklar olması da yüklemin tekil veya çoğulluğunu etkiler. Eğer özne bitkiler, hayvanlar, cansız varlıklar ya da soyut kavramlarsa, yüklem daima tekil olur. İnsanlar çoğul özne olduğunda ise yüklem tekil veya çoğul olabilir.<br />
 <br />
“Kuşlar ağaçlarda ötüyorlar.”</p>
<p>değil,</p>
<p>“Kuşlar ağaçlarda ötüyor.”</p>
<p>olmalı.</p>
<p>“Korkular üzerine gidildikçe azalırlar.”</p>
<p>değil “azalır.” olacak.</p>
<p>“Öğrenciler öğretmeni dinliyor.”</p>
<p>şeklinde de doğrudur, “dinliyorlar.” şeklinde de.<br />
 </p>
<p>Türkçe&#8217;de sıfatlar çoğul anlam verirse isimler çoğul eki almaz. Bu özellik genellikle belgisiz sıfatlarda görülür.<br />
 <br />
“Birçok insanlar bu kitabı beğendi.”</p>
<p>cümlesinde “birçok” sıfatı çoğul bir anlam verdiği hâlde “insanlar” sözü de çoğul eki almıştır. Cümleden çoğul eki çıkarılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/anlatim-bozukluklari-9/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dilekçe nedir? Nasıl yazılır?</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/dilekce-nedir-nasil-yazilir/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/dilekce-nedir-nasil-yazilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 04:09:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Dilekçe nedir? Nasıl yazılır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/dilekce-nedir-nasil-yazilir/</guid>
		<description><![CDATA[Dilekçe
Bir isteği , bir şikâyeti duyurmak veya herhangi bir konuda bilgi vermek için resmî veya  özel kurum ve kuruluşlara ,gerçek ve tüzel kişilere yazılan imzalı başvuru yazısıdır. Her Türk vatandaşının resmî kurumlara dilekçe verme hakkı vardır ve bu hak anayasa teminatı altındadır. 

Dilekçe yazarken dikkât edilecek hususlar:
1.Çizgisiz beyaz kâğıda yazılmalıdır. Kesinlikle yarım kâğıt kullanılmamalıdır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dilekçe<br />
Bir isteği , bir şikâyeti duyurmak veya herhangi bir konuda bilgi vermek için resmî veya  özel kurum ve kuruluşlara ,gerçek ve tüzel kişilere yazılan imzalı başvuru yazısıdır. Her Türk vatandaşının resmî kurumlara dilekçe verme hakkı vardır ve bu hak anayasa teminatı altındadır. </p>
<p><span id="more-5136"></span></p>
<p>Dilekçe yazarken dikkât edilecek hususlar:<br />
1.Çizgisiz beyaz kâğıda yazılmalıdır. Kesinlikle yarım kâğıt kullanılmamalıdır. Kâğıdın arka yüzüne geçilmemelidir,çok gerekli ise ikinci kâğıt kullanılmalıdır. </p>
<p>2. Bilgisayar ,daktilo veya dolma kalemle yazılabilir. Tükenmez kalemle mavi ve siyah mürekkepli kalemler dışında başka renkli kalemlerle yazılmaz. </p>
<p>3. Sorun hangi kurumu ilgilendiriyorsa ona hitap edilerek başlanmalıdır. </p>
<p>4. Yer ve tarih belirtilmelidir. </p>
<p>5. Ciddi ,resmî, saygılı bir dil ve üslûp kullanılmalı, nesnel olunmalıdır. </p>
<p>6. Sorun, durum ya da dilek kısa ve açık olarak ifade edilmelidir. Gereksiz ayrıntılara ve kişiselliğe yer verilmemelidir. </p>
<p>7. İstenen şey yasalara uygun olmalı; yasal çerçeve kesinlikle aşılmamalıdır. Bir şikâyet söz konusu ise sorun mutlaka belgelere ve tanıklara dayandırılarak açıklanmalıdır. </p>
<p>8. Hiyerarşik düzene dikkât edilmelidir. </p>
<p>9.Bir konuda üst makamın bilgilendirilmesi amaçlanmışsa &#8220;&#8230;durumu bilgilerinize arz ederim.&#8221;,<br />
Üst makamın bir sorunu çözmesi, bir işlemi başlatması isteniyorsa  &#8220;Gereğini saygılarımla arz ederim.&#8221;,<br />
Yapılacak bir işlem için izin isteniyorsa &#8221; İzninizi saygılarımla arz ederim&#8221; gibi saygı ifadeleriyle son bulmalıdır. </p>
<p>10.Yazım ve noktalama kurallarına dikkât edilmelidir. </p>
<p>11.Dilekçe sahibi adını ve açık adresini belirtmelidir. </p>
<p>12.Bir dilekçede sadece bir imza bulunması gerektiği  unutulmamalıdır. Ortak bir konuda birden fazla kişi aynı dilekte bulunacaksa bunlar da dileklerini ayrı ayrı dilekçelerle belirtmelidirler. </p>
<p>13. Dilekçeye eklenecek ek belgeler yazının sonunda &#8220;ekler &#8221; başlığı altında maddeler halinde sıralanmalıdır. </p>
<p>Dilekçe Örnekleri</p>
<p>                       MAKAM  ADI</p>
<p>                                             YER </p>
<p>Dilekçenin metni&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>ADRES:&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.                                                TARİH<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..                                                   İMZA<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..                                                   İSİM<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..      </p>
<p>Ekler:<br />
1)&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
2)&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; </p>
<p>T.C<br />
ANKARA ÜNİVERSİTESİ</p>
<p>FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞINA </p>
<p>   ANKARA </p>
<p>            Türk Dili ve Edebiyatı  bölümünde normal öğretim ikinci sınıf , 121212 numaralı öğrenciyim. 2007-2008 ders yılı güz dönemi  Çağdaş Türk Lehçeleri genel sınavına ekte belgesini sunduğum hastalığım dolayısıyla giremedim. Mazeret sınavına alınmam için gereğini  arz ederim. </p>
<p>ADRES   </p>
<p>Cumhuriyet Mah. Atatürk Cad.<br />
 13.02.2007</p>
<p>Nu:18 ANKARA<br />
 İmza</p>
<p>Eki :Sağlık raporu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/dilekce-nedir-nasil-yazilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tutanak nedir? Tutanak nasıl yazılır?</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/tutanak-nedir-tutanak-nasil-yazilir/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/tutanak-nedir-tutanak-nasil-yazilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 04:08:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Tutanak nedir? Tutanak nasıl yazılır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/tutanak-nedir-tutanak-nasil-yazilir/</guid>
		<description><![CDATA[Tutanak nedir?
Muhtelif toplantılarda yapılan konuşmaları söylenen sözleri herhangi bir olayın şekil ve sonuçlarını bildiren imzalı yazılara tutanak denir. 

Toplantıya katılanlar, toplantı sonunda tutanağın altını imzalarlar. Tutanağı süratli yazan birisi yazmalıdır. Tutanağı tutacak kimse konuşmaları çok dikkatli dinlemelidir. Tutanak, raporun değişik bir şeklidir. Rapor inceleme sonucu yazılmış , tutanak ise konu veya olayın görülmüş şekliyle yazılmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tutanak nedir?<br />
Muhtelif toplantılarda yapılan konuşmaları söylenen sözleri herhangi bir olayın şekil ve sonuçlarını bildiren imzalı yazılara tutanak denir. </p>
<p><span id="more-5135"></span></p>
<p>Toplantıya katılanlar, toplantı sonunda tutanağın altını imzalarlar. Tutanağı süratli yazan birisi yazmalıdır. Tutanağı tutacak kimse konuşmaları çok dikkatli dinlemelidir. Tutanak, raporun değişik bir şeklidir. Rapor inceleme sonucu yazılmış , tutanak ise konu veya olayın görülmüş şekliyle yazılmış olmasıdır. </p>
<p>Örnek Tutanak 1<br />
SOSYAL KULÜP TOPLANTI TUTANAĞI</p>
<p>Öğretim Yılı : 2008-2009</p>
<p>Okulun Adı :&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.ÖĞRETMEN LİSESİ</p>
<p>Kolun Adı : KÜLTÜR VE EDEBİYAT KULÜBÜ</p>
<p>Toplantı No : &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Toplantı Tarihi : &#8230;&#8230;../&#8230;&#8230;/&#8230;&#8230;</p>
<p>GÜNDEM :<br />
1&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p>2&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>3&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p>GÖRÜŞMELER VE ALINAN KARARLAR&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. </p>
<p>Başkan         Başkan Yardımcısı                Sayman             Sekreter</p>
<p>Üye                Üye </p>
<p>                                                                         Danışman Öğretmeni</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/tutanak-nedir-tutanak-nasil-yazilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Senaryo nedir? Senaryo Çeşitleri</title>
		<link>http://www.okuldersi.com/senaryo-nedir-senaryo-cesitleri/</link>
		<comments>http://www.okuldersi.com/senaryo-nedir-senaryo-cesitleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 04:08:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Senaryo nedir? Senaryo Çeşitleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okuldersi.com/senaryo-nedir-senaryo-cesitleri/</guid>
		<description><![CDATA[Senaryo
Sinema teknolojisinin geliştirdiği bir yazıtürüdür. Senaryo, filmin kâğıt üzerindekiilk halidir. Sinemada ya da televizyonda gösterilmek üzere, çekim için hazırlananyazıdır. Senaryo yazımı sessiz film döneminde pek önem kazanmamıştır. Sinemada hem yazarın hem oyuncuların hem de yönetmenin izleyenler üzerinde etkisi vardır. Komposizyonla ilgisi yazılı olarak hazırlanmasından, duygu ve hayale yer vermesindendir; edebiyat değeri pek taşımaz, çünkü o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Senaryo<br />
Sinema teknolojisinin geliştirdiği bir yazıtürüdür. Senaryo, filmin kâğıt üzerindekiilk halidir. Sinemada ya da televizyonda gösterilmek üzere, çekim için hazırlananyazıdır. Senaryo yazımı sessiz film döneminde pek önem kazanmamıştır. Sinemada hem yazarın hem oyuncuların hem de yönetmenin izleyenler üzerinde etkisi vardır. Komposizyonla ilgisi yazılı olarak hazırlanmasından, duygu ve hayale yer vermesindendir; edebiyat değeri pek taşımaz, çünkü o haliyle halkın karşısına çıkmaz.</p>
<p><span id="more-5134"></span></p>
<p>Güzel sanatların son örneğidir. Bir filmin hazırlanmasında ilk adımdır. Önce senaryo yazılır, sonra stüdyo çalışmaları yapılır; sonra da laboratuvar işleri.Senaryo, uzun plânlı yazıdır; yapı olarak sanki iç içe birçok öyküden kurulmuştur.Senaryo yazarının yaşamdan bir sanal kesit olarak sunduğu olaylar, oyuncu, sütodyo, yönetmen ve gerekli teknik elemanlarla çok alabalık bir ekip çalışması sonunda, senaryonun gerektirdiği yer çevre koşulu yaratılarak beyaz perdeye ya da ekrana aktarır. Ortaya çıkan eser hem söz hem göz, hem de eylem sanatıdır. Senaryolar izleyicisine iletiyi çok çabuk veren, karşılığını da hemen alan eserlerdir.</p>
<p>Senaryonun Ögeleri: Kişiler, olay ya da durum, yer, zaman, oyuncular, yönetmen, izleyicilerdir.</p>
<p>. Kişiler: Senaryonun konusu olan olay, bir kişinin ya da grubun başından geçer. Kişiler olayla ilgilerine göre birinci derecede ve ikinci derecede önemli kişiler diye ayrılır. Kimi senaryolarda olay hayvanların başından geçmişgibi gösterilir. Oyuncu olarak eğitilmiş hayvanlarla çalışırlar. Senaryo yazarı kişileri doğal ve toplumsal çevre içinde verir; onları çevresinden soyutlamaz. Tip ya dakarakterler çizer.</p>
<p>. Olay ya da Durum: İnsan başına gelebilecek her türlü olay, insanınkarşılaşabileceği her durum konu olabilir. Konu, kahramanının kendisiyle ya da çevresiyle çatışmasından doğar. Onun eyleme dönüşmüş beğenme, istek,özlem, tutku, öfke, korku&#8230; gibi duygularından, destek alarak gelişir, sonuca ulaşır. Senaryoda olay plânı yine üç bölümdür: Serim, düğüm, çözüm.</p>
<p>. Yer: Senaryo, sinema, tiyatroya göre çevreyi çok özgür kullanır. Dünyanınher yeri mekân olarak karşımıza çıkabilir.</p>
<p>. Zaman: Senaryoda zamanın verilişinde de sorun çıkmaz; kronolojik zaman,düğümden başlatılan zaman, sonuçtan başlatılan zaman,. düzensiz zamananlatımlarından biri seçilebilir.</p>
<p>.Oyuncular: Senaryolarda karşılıklı konuşma çok önemlidir; senaryonunbaşarısını etkiler. Rol yapan erkek ise aktör, bayan ise aktris denir. Günümüzde her ikisi için de oyuncu terimi daha çok kullanılmaktadır. Oyuncular canlandırdıkları kişiliğe uymak için makyaj yaparlar; rollerine uygun kostüm giyer aksesuar kullanırlar.</p>
<p>. Yönetmen: Oyuncuları denetleyen, olaylar arasındaki bağlantının kopmamasını sağlayan hep yönetmendir. Bir senaryo ancak iyi bir yönetmenle sahne başarısına ulaşır.</p>
<p>. İzleyiciler: Günümüzde senaryonun, filmin başarısı izleyici sayısıyla ölçülmektedir. Bu nedenle ayrı bir sektör haline gelen sinema, televizyon dünyası daha çok izleyici toplamak için her gün yenilik peşinde koşmaktadırlar. Hatta film-izleyici ikilisi artık pazarlamacıların bile dikkatini çekmiştir ve reklâmcılar dizi film gibi reklâm senaryoları çekimi yapmaktadırlar. İzleyici sinemaya vaktinde gitmeli; oturuşu ve davranışıyla çevresini rahat sız etmemelidir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okuldersi.com/senaryo-nedir-senaryo-cesitleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
